May 19
Cumartesi

Günün Özü!

Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok. Mevlana
Neden aşk duygusu var? Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Dr. Sultan Tarlacı tarafından yazıldı   
Cuma, 03 Şubat 2012 14:02

Diğer önemli bir soru, insanın neden bir tipe âşık olduğudur. Bu sorunun bilinen kesin bir yanıtı yok, sadece belli yaklaşımlar ve bulgular var. İnsanların %30’u ilk görüşte yüz-göz teması ile özellikle simetrisi iyi yüzlerle karşılaşınca aşka adım atıyorlar. Esas olayı başlatan yakışıklılık-güzellik değildir. Bunun yanında zekâ, güven, şefkat, cazibe, kendi yaşamına zenginlik katar diye düşünme önemli belirleyici faktörlerdir. Âşık olmayı belirleyen bu özellikle, anne karnındayken 8-16. haftada maruz kaldığımız testosteron düzeyi, çocukluk dönemi ilgileri ve ergenlikteki hormonsal etkiler altında şekillenir. Yine diğer kişinin karşısındakini beğendiğini ifade etmesi de büyük sürpriz yaparak aşkı başlatabilir. Küçük dokunma istekleri ile bu duygu daha da bariz hale gelir.

 

Ama bizim esas ilgilendiğimiz bir tipe/kişiye âşık olduğumuz değil, âşık olunca beynimizde ne olduğu sorusudur. Sinirbilimsel olarak soru, aşkın nörobiyolojik ve kimyasal bir karşılığı veya beyinde romantik bir sistemin/nöral devrenin var olup olmadığıdır.

Sinirbilimsel olarak aşk, basit emosyondan, duygu durumundan çok daha fazlasıdır. Duygusal olarak; maşuku (sevileni, aşık olunanı) obsesif ve tekrarlı düşünür kişi. Neredeyse uyanık zamanının %85’ini buna ayırır. Kişinin kendi öncelikleri değişir ve zorlantılı olarak sürekli bir yakınlık arayışına girer. Kaygı, korku azalır ve aşkın duygusu ile risk alma kolaylaşır. Ektazi, öfori ve mutluluk hali kişide hâkim olur ve maşuk için ölünebilir. Maşukun tüm nesneleri neredeyse onun uzantısı olarak görülür. Basit bir çöpüne bile sevgiyle bakılır ve “kutsal gibi” değer verilir. Diğer yandan aşkın yoğun fizyolojik bedensel yansımaları vardır. Bunlar arasında iştah azalması, yemekten içmeden kesilme, nabız artışı, çarpıntı, terleme, titreme, barsak hareketleri, mide asidi ve yutma sıklığı artması sayılabilir. Uzun asırlar boyunca, bu fizyolojik yansımalardan dolayı insanların kalpleriyle âşık olduğu düşünülmüştür. Bu kadar duygusal ve fizyolojik yansımaları olan bir duygunun beyinde bir karşılığı olması beklenir.

Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
Y. Celik  - ASK   |87.209.193.xxx |18-03-2012
SLM yukarida belirtide, insanlarin KALPLERIYLE asik oldugu nu yazmis siniz. ama ben oyle dusunmuyorum cunki insan herseyi dusuncesile yapiyor, dusunceyide neyle yapiyor insan? tabiki kafayla beyinle. ama soyle biseyde var ben bunu bizzat yasadim ve yasiyorum ben o ask hissini mide de hissediyom, sevincide aciyida, mesela sevgilimle aram iyi oldugu zaman, sanki midemde bir klebek varda kanatlarini cirpiyor, ve aramiz iyi gitmediyi zamanda soyle oluyor sanki midemde bi portakal buyukluyunde bir top var patladi patlayacak gibi oluyor.
kuantum  - Aşık beyin   |SAdministrator |18-05-2012
Aşkın uzun yıllar kalple ilgili olduğu kabul edilmiştir ve bugün bile aşkı belirtmek için kalp resimleri çizilir. Bunun nedeni aşkın erken dönemlerinde yükselen merkezi (beyinde) ve periferik nor-epinefrin (NE) düzeyidir. Periferde NE artışı taşikardi, çarpıntı, kan basıncı yükselmesi ve sevgilinin yanında ellerde titremeye neden olur. Kalp üzerinde bu abartılı uyarıcı etkisi ile aşk beyin de değil kalpte yansımasını bulur. Merkezi sinir sisteminde artışı ise locus seruleus üzerinden olur sevgiliye odaklanmada ve dikkat vermede artışa neden olur. Odaklanma ve dikkat verme ile aşka dair küçük detaylar hatırlanır hale gelir. Aynı zamanda uykusuz gecelere ve iştah azalmasına neden olur. NE yine seksüel motivasyona neden olur. Dışarından uygun dozda verilen amfetamin, dopamin ve NE üzerinden bu etkilerin tümünü aynı şekilde potansiyalize eder.

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 

Sık Aranan Kelimeler

Atatürk Haber Bilinç Siklopedisi Girişi Fireboard Kuralları Tarihi Giriş Bilim Nedir ğildir Bilimin Büyük Düşmanı Bilimde Birleşmeye Bilimsel ğruluk ğişir Bilincin Evrimi Biliminsanı Bilinci Lamak Neden Kuantum Kaniği Gereklidir Sanatın Modern Milyon Ynimiz Yenidoğanda Beyinde Elektriksel Aktivite Holografik Elektromanyetik Kognitif Midir İlkeleri Enerji Ayrık Birimler Halinde Salınır Maddeye Eşlik Dalga Schrödinger’in Nklemi Heisenberg Lirsizlik İlkesi Yerel Olmama Laşıklık Uzaktan Aracısız Etkime Tünelleme Boşluk Vakum Olasılık Makroskopik Ölçme Zihin Seçime Schrödinger Bahtsız Kedisi Psikokinezi Telekinezi Zihnin Etkisi Olabilir Gözlemci Katılımcı Mıyız Deney Düzeneğinin Sistemin Bilgisi Dilin Ersizliği Kaniğinde Seçim Eksik Matematik Gelecek Ediyor Kopenhag Yorumu Çoklu Dünyalar Zihinler Wigner’in Arkadaşı Nesnel İndirgenme Nasıl Başladı Oluştu Yazar Hakkında Vukû Çerçeve Sürüklenim Olmuşları Bilme Olacakları Verme Kerameti Bağlantılar Dendron Psikonlarda Biyolojide Olaylar Hayır Yinde İşlemez İşler Kısa Tarihçe Başlangıçtan Öncesi Planck Dönemi Güneş Sistemi Oluşumu Şimdiki Zaman Güneşimizin ölümü 5•10 üssü Göremeyeceğimiz Sinir Hücresi Foton Gözlerimizle Algılanabilir Yarıküresi Hücreler Arası Bağlantı Sayısı Karmaşası… Klasik Fiziğin Gücü Nisan Oluş İnsanlarda üzerinde Yürüme Lişkili Tanımlandı Kelime Kargaşası Antikçağ Akıl 100±1 Tanım İşlevi Evrimsel Gerilik Harikalar Tiyatrosu Nanoteknoloji Wnload Etmek Eksenleri Change Bilincinizi Zihninizi Süreliğine Başkasına Vermek Misiniz Message Aturk Araştırıcının çalışması Kategoriye Bölünebilir Bilinçalti Bilinçdışı Bilinçaltı Kaybetmek Farklı Halleri Sudoku Googlemap Kimyasi Hayvan Makine Otomatlarından