Günün Özü!
İnsan genom projesinin 1,0x109 bayt içerdiği düşünüldüğünde, insan beynini 10 nm’lik kesitlerle haritalamak, insan genom projesinden 2 trilyon (2,0x1012) daha fazla veriyi değerlendirmeyi gerektirir ki bu korkunç bir rakamdır. |
Son Haberler
- Âşık Beyin: Sevgililer günü için özetleme
- Kuantum Beyin Kitabını Satın Alabilirsiniz
- Bilinç: Antikçağdan Bilincin Yeniden Keşfine
- NeuroQuantology’nin 10 Yıllık Öyküsü: Uzun ve ince bir yol
- Kuantum fiziğinin günümüzde günlük ve sosyal hayata yansımaları
- Neden aşk duygusu var?
- Yılın cinsellik araştırması
- Elektron aşkı
Facebook'ta Bu Yazıyı Paylaş
Facebook'ta Bu Yazıyı Paylaş| Sinir Hücresi Nedir? |
|
|
| Dr. Sultan Tarlacı tarafından yazıldı | |||||
| Perşembe, 23 Ekim 2008 15:13 | |||||
|
Anne karnında 12.gün dolaylarında şekillenmeye başlayan beynimiz, doğumda 350-400 gram ağırlığındadır. Bu dönemde ileriki hayatımızda taşıyacağımız sinir hücrelerinin (nöronlar) tümü hazır olarak bulunur. Nöronlar dıştan gelen uyarılarla adeta bilgi bombardımanına tutularak, yeni bağlantılar ve sinirsel ağlar oluştururlar. Diğer kuyruksuz memelilerden farklı olarak, doğum sonrası beyin gelişimin büyük kısmı gerçekleşir ve dört yaşına ulaştığımızda beynimiz yaklaşık 4 kat büyüyerek erişkin ağırlığına ulaşır.
Beynimiz, kemik korumalı kafatası içinde yaklaşık 1300-1400 gm ağırlığındadır. Bu ağırlık, toplam vücut ağırlığımızın yaklaşık %2.33'ünü oluşturur. Buna rağmen beynimiz dinlenme halinde vücuttaki enerji tüketiminin %20'sinden sorumludur. Kalbin her atımında pompaladığı kanın %15-20'sini kullanır. Bu dakikada yaklaşık 750 ml kana karşılık gelir.
Sinir sisteminin esas temel yapı elemanı sinir hücreleri ve glia hücrelerdir... ...
Unipolar (tek kutuplu) nöronlar, hücre gövdesinden çıkan tek bir uzantısı vardır ve omurgalı canlıların sinir sisteminde nadir olarak bulunur. Duyuları sinir sistemindeki bazı hücreler unipolar yapıdadır. Gövdesinden çıkan yalnızca kısa bir uzantısı vardır. Aksonu çevresel sinir sistemine giderken, dendrit kısmı merkezi sinir sistemine uzanır. Bipolar denilen nöronların gövdelerinden çıkan iki uzantısı vardır. Bu tipteki nöronlar denge, işitme ve koku yollarında bulunurlar. Multipolar (çok kutuplu) hücreler ise insan sinir sisteminde en yoğun bulunan tiptir. İkiden daha fazla uzantısı bulunur. Tipik bir multipolar hücre tipi omurilik gri maddesinin ön kısmında bulunan hareket emrini kaslara taşıyan sinir hücreleridir. Bu hücrelerin büyük bir hücre gövdesinden çıkan ve tüm yönlere doğru uzanan dendritik dalları ve bu dendritlerin üzerinde birçok alıcı sinapsları bulunur. ....
Hücrenin Yapısal Kısımları I.Hücre Gövdesi
II. Hücrenin İskelet Sistemi
Mikrotübüller (MT)
Taşıma Araçları Mikrofilamentler Nörofilamentler III. Dendritler ....
Dendrit dikensi (spine) çıkıntıları
Hedef olarak dendritik çıkıntılar IV. Akson: Hücrenin Esas Uzantısı .... Sinir iletimleri bir sinir hücresinden diğerine sinaps denilen hücreler arası bağlantı noktaları yoluyla aktarılır. Beyinde her bir sinir hücresi üzerinde ortalama 1015 sinaps ya da bağlantı noktası vardır. Çevresel sinir sisteminde ise sonlanma kas lifi üzerinde olur ve bağlantı yeri sinir kas kavşağı olarak adlandırılır.
Hücreler arası bağlantı noktalarındaki uyarı geçişi kimyasal veya elektriksel olarak iki tiptedir. Elektriksel bağlantı iki sıkı bağlantı (gap junction) yeri aracılığıyla elektrik yüklerinin zarlar arasında geçişine imkân verir. Bu bağlantı noktalarında hücreler arası mesafe çok kısadır. Bu tip ileti doğrudan elektriksel olduğundan çok hızlıdır ve uyarılar her iki yönde gidebilir (ileri ya da geri). İnsan beyninde sinir hücreleri arasındaki bağlantının ve dolayısı ile iletinin çoğu kimyasaldır. Kimyasal olarak adlandırılmasının nedeni, akson üzerinden sinir sonlanmasına gelen iyonik elektriksel akım (bu sodyum ve potasyum iyonlarının hücre zarında karşılıklı yer değiştirmesi ile oluşur) doğrudan diğer sinir hücresine geçmemesi, geçiş için kimyasal sinir ileticileri kullanmasındandır. Akson sonlanmasına gelen iyonik elektriksel akım, sinir sonlanmasında bulunan, zardan kesecikler içinde depolanan sinir ileticilerinin, hücreler arası bağlantı noktasındaki aralığa salınımın neden olur ve salınan sinir ileticileri diğer sinir hücresi yüzeyindeki algılayıcılar (reseptörler) üzerine etki ederek tekrar bir iyonik elektriksel akıma dönüşür. Keseciklerden sinir ileticilerinin salınımı, sinir sonlanmasında gelen iyonik elektriksel akımın kalsiyum iyonunu hücre zarından içeri sokması ile olur. Yani ileti; akson boyunca iyonik elektriksel akım sinir sonlanmasında keseciklerden (vezikül) sinir ileticilerinin salınması hücreler arası mesafede (sinaptik aralık) yayılma bağlantıda olunan diğer zar üzerindeki algılayıcılara (rseptörler) etki tekrar iyonik elektriksel akımın doğması şeklindedir. Elektriksel bağlantı bölgelerine göre, kimyasal bağlantı noktalarında aralık daha geniştir. İletim hızı da bu aşamalı dönüşümlerden dolayı daha yavaştır. Sinir hücresi zarı, herhangi bir uyarı olmadığında, istirahat zar potansiyeli denilen bir iyonik elektriksel yüke sahiptir. Sıfır potansiyel yoktur. Hücrenin iç kısmı ile karşılaştırıldığında dışta elektrik olarak pozitif yük fazlalığı (ya da içerisi dışa göre negatif yüklüdür) vardır. Bu istirahat potansiyeli, zarı seçici geçen iyonların yükleri ile oluşur. Sinir hücresi üzerinde belli iyonlara hassas iyon kanalları ya da kapıları denilen bölgeler vardır. Zar uyarıldığında, iyon kanallarının yapısı hızla değişir ve kanallar açılır. Kanallardan içeri ve dışarı ilgili iyonun geçişi olur. Bu hareket ardından hücre içinde ve dışındaki (+) ve (-) yüklerin ağırlığına göre yeni bir zar potansiyeli oluşur. Eğer yeterli büyüklükte bir potansiyel oluşur ve bir eşik değeri geçer ise zar yüzeyinde yayılır. Yayılan bu iyonik elektriksel akım (depolarizasyon) aksiyon potansiyeli (AP) olarak adlandırılır ve tüm hücre zarı boyunca akar. AP aksonun tüm uzunluğunca devam eder ve hücreler arası bağlantı noktasına kadar gelir. Bu bölgeye ulaşmasıyla kalsiyum iyonları akson sonlanmasına girer. Son kısımda sinir ileticisi içeren kesecikleri zarla birleştirir, onları ağızlar ve içlerini boşaltır. Sinir ileticileri birleşme noktasındaki aralığına bırakılır. Salınım sonrası sinir ileticileri aralığı enerji kullanmadan pasif yayılımla (difüzyon) geçer ve bağlantı noktasının karşısında yer alan zardaki algılayıcılara (reseptör) bağlanır. Reseptörler özel bazı basamakları tetiklerler ve iyonik elektrik sinyali yeniden doğar.
Reseptörlere bağlanan sinir ileticileri iki şekilde etki eder: reseptörün kendisi içinden iyon hareketine neden olarak (hızlı etki) veya G-proteini denen aracıları uyararak iyon akımına neden olur (yavaş etki). Sinir ileticisi ve reseptör etkileşmesiyle oluşan iyon yük hareketleriyle hücre içindeki elektriksel potansiyeller değişir. Bu değişiklik iyon tipine, miktarına ve hareketin ne kadar süre devam ettiğine bağlıdır.
Destek Hücreleri: Glialar
Makroglia
Oligodendrositler bir kaç çıkıntısı olan hücrelerdir. Astrositlerden çok daha küçüktürler ve onların temel görevi aksonun çevresinde izolasyon sağlayan yağdan oluşan, myelin kılıfı oluşturmaktır. Sadece beyin ve omurilikte ak maddede bulunurlar. Çevresel (periferik) sinir sisteminde aynı görevi Schwann olarak adlandırılan hücreler görür. Oligodendrositler yakın çevrede bulunan birden fazla aksonu sarıp çevreledikleri halde, Schwann hücreleri farklı olarak sadece tek bir aksonun çevresini sararlar. Bu akson çevresini sarma işi myelinizasyon olarak adlandırılır ve aksonun ileti hızını arttırır. Aynı bir kablo teli dışındaki plastik koruyucu gibi iyonik elektriksel kaçakları da engeller. Aksonu uzunlamasına saran iki oligodendroglial hücre arasında, myelinsiz bölgeler oluşur ve buralar Ranvier boğumu olarak adlandırılır. Bu bölgeler aksonun üzerinde iyonik elektriksel akımın ortaya çıktığı yerlerdir. İyonik elektriksel akım bir boğumdan diğerine sıçrayarak iletilir. Yürüme yerine sıçradığından, normalde olması gerekenden kat kat daha hızlı bir ileti sağlar. Örneğin myelinsiz ve dolayısı ile Ranvier boğumsuz olan sinir aksonunda iletim hızı 30 m/san iken, myelinlide 80 m/san kadar hız artışına neden olur.
Ependimal hücreler ise beyin içi boşluğun (ventrikül) iç yüzeyini ve omurilik ortasında yer alan merkezi kanal içini kaplar. Hem beyinde hem de omurilikte, beyin omurilik sıvısının bulunduğu kısma doğru bakan yüzeylerinde silia denen ipliksel uzantılar bulunur. Ependimal hücreler beynin ince (kapiller) kan dolaşımını yapan endotel hücreleri ile ilişki içindedirler. Bu hücreler aynı zamanda, beynimiz içinde günde altı kez yaklaşık 150 ml yapılan beyin omurilik sıvısı oluşumunu sağlarlar. Ayrıca, kan-beyin engelini oluşturur. Kanda dolaşan her madde belli kimyasal özellikler göstermedikçe beyine ulaşamaz ya da beyine geçişine izin verilmez.
Mikroglia
Ayna Nöronlar ve Dilin Evrimi
İnsanlarda ayna hücreleri, konuşma çıktısını sağlayan (düşünceleri sese çeviren beyin bölgesi) Broca alanında bulunur. Bazı bilim insanlarına göre, insanın evrimsel olarak dilsel haberleşmesi yüz ve el mimikleri ile başlar. Bu aşamada ayna hücreleri dilin evrimsel gelişiminde önemli bir rol almış olabilir. Yine ayna mekanizmalar iletişimdeki iki soruyu çözer: denklik ve doğrudan ifade. Denklik, gönderici ve alıcı için aynı olan mesaj içeriğindeki anlamı ifade eder. Doğrudan iletişim ise, kişiler arası önceden ortak bir anlamı olmayan ifadeleri anlatır. Ayna nöronları, toplumdaki bireylerin beyinlerini bir birine bağlar ve toplumsal beyin olmasını sağlar. Rizzolatti'nin deyimi ile "ayna sinir hücreleri insanları yıldızlara uzandırırken, maymunları ancak fıstıklara uzandırır."
Ayna Sinir Hücreleri ve Otizm
EEG'deki mü dalgaları, herhangi birisi istemli kas kasılması ya da hareketi yaparken kaybolur. İlginç olarak, bir kişi aynı hareketi yapan birisini gözlüyor ise mü dalgaları yine kaybolur. Otizmli çocuklar basit hareket yapınca veya hareketi düşününce mi dalgaları kaybolur. Ancak, farklı ve ilginç olarak otizmli çocuklar başkalarının hareketini gözlediklerinde EEG'deki mü dalgaları kaybolmaz. Bu nedenle otistik çocuklarda empati eksikliği olduğu ve bununda ayna sinir hücrelerindeki yetersizlikten kaynaklandığı öne sürülür.
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |



