Günün Özü!
| "...düşündüm ki yalnızlık.. yoktur. Yüreğin varsa, yalnız değilsin. Gönlün varsa.. seni yalnız bırakmaz.. hele aklın..? Aklın varsa zaten başına bela olur, istesen de yalnız kalamazsın.. istesen de." Yunus Emre, Mustafa Necati Sepetçioğlu'nun yazdığı bir oyun |
Son Haberler
- Âşık Beyin: Sevgililer günü için özetleme
- Kuantum Beyin Kitabını Satın Alabilirsiniz
- Bilinç: Antikçağdan Bilincin Yeniden Keşfine
- NeuroQuantology’nin 10 Yıllık Öyküsü: Uzun ve ince bir yol
- Kuantum fiziğinin günümüzde günlük ve sosyal hayata yansımaları
- Neden aşk duygusu var?
- Yılın cinsellik araştırması
- Elektron aşkı
Facebook'ta Bu Yazıyı Paylaş
Facebook'ta Bu Yazıyı Paylaş| Ben'i Kaybetmek |
|
|
| Dr. Sultan Tarlacı tarafından yazıldı | |||||
| Salı, 28 Ekim 2008 23:44 | |||||
|
Dokunsal Söndürme
Tek yanlı beyin hasarı olan hastalar, bedenlerinin karşı yanlarına verilen hafif yüzeysel dokunmayı iyi derecede hissedebilirler. Ancak, aynı uyaran eşzamanlı olarak, bedenin iki yanındaki aynı bölgeye uygulandığında, güçsüz-felçli beden kısmından gelen uyarıyı algılamaz. Bu durum eşzamanlı iki uyaranın dokunsal “söndürülme”si olarak adlandırılır. Özellikle sağ beyindeki duyusal kabuk hasarlarında ortaya çıkar. Ancak bu söndürme, basit olarak duyusal kayıpla açıklanamaz. Daha çok, yüksek merkezli dikkat sistemleri ağının hasarının bir sonucudur. Diğer bir durum olan allesthesia da ise tek taraflı olarak sola verilen uyaran, sağda gibi ifade edilir ve hissedilir. Kendini Görmek Felsefeci Thomas Nagel “Yarasa olmak nasıl bir şeydir?” diye sorarak, yarasa olmaya özgü duygular olup olmadığını sorgulamamızı ister. Ya da başka bir deyişle hayvanlar kendi benliklerinin farkında olurlar mı? 1960’lı yıllarda “işaret testi” adı verilen bir yöntem geliştirildi. Bu test kendine farkındalığı göstermesi açısından sıklıkla kullanılmıştır. Aynadaki görüntülerine alışık maymunları, anestezi ile uyuttuktan sonra bir kaşına ve kulağına kokusuz boya sürülür. Uyandıktan sonra tekrar aynada maymunlara kendi yansımaları gösterilir ve tepkileri değerlendirilir. Şempanze ve orangutanlar boyalı yerlere dokunarak tepki verirken, goriller herhangi bir tepki vermezler. Yetişkin şempanzelerde ise kendini tanıma ve değişikliği fark etme oranı %75 ortaya çıkar. Ancak, işaret testinin “bilinçli farkındalığı” tam olarak ölçüp ölçmediğini anlamak zordur. Hatta bu testte yanıtı aranan sorunun ne olduğunu da anlamak zordur! İnsanlar kendi yüzlerini tanıyabilirler ve değişiklikleri kolaylıkla fark edebilirler. Özellikle kadınlarda yüzdeki değişiklikler daha kolay fark edilir. Çocuklukta, yaşamın 18. ayından sonra kendini tanıma gerçekleşir. Kendi yüzünü tanıma yüksek seviyede yetenektir ve kendi farkındalığının önemli bir parçasıdır. Ben’i Algılama Bozukluğu Anoreksia Nervosa (AN), ciddi bir psikiyatrik hastalıktır. Hastalar beslenme özelliklerini anormal hale getirirler. Kendi beden ağırlıkları ve kiloları hakkında dışarıdan görülenden daha kilolu olduklarını düşünürler. Kilo alımı veya şişman olma korkuları vardır. İleri derecede zayıf ve çelimsiz oldukları halde, düşündükleri tek şey kilo fazlalığıdır. Kendilerinin düşük kilolu olduklarını kabul etmezler. Hastalar tüm bedenlerini farklı hissedebildikleri gibi, bedenlerinin belli bölümlerini de farklı hissedebilirler (göğüsler, basenler gibi). Beden görüntüsü bozukluğunun iki şekli olabilir: 1.Kendi bedenlerini olduğundan daha fazla büyük ifade ederler, 2.Kendi bedenine karşı bir bilişsel değerlendirme bozulması vardır. AN’da beyin görüntüleme çalışmalarında birçok yapısal farklılıklar tespit edilmiştir. Normal kişilerle karşılaştırıldığında uzun süreli bellek bölgesi hipokampus ve kaygı endişe-korkuda devreye giren amigdal bölgesinin toplam hacmi belirgin olarak küçüktür. İşlevsel beyin görüntülemelerinde ise AN’lı hastalara yüksek kalorili yiyecek resmi gösterildiğinde, sol beyin yarıküresinde aynı bölgelerde çalışmada artış tespit edilmiştir. AN’lı hastalarda dikkat işlevinde de bozukluk gösterilmiştir. Dikkat işlevi görüntüleme çalışmalarında farklı beyin bölgelerinde tespit edilmiştir. Sağ ön singulat beyin kabuğu, arka duyusal beyin kabuğu, yan ve iç devinim öncesi beyin kabuğu ve derin beyin bölgelerine dikkatin sinirsel ağı yerleştirilmiştir. Dikkatin uzay ve zaman boyutu da farklı alanlara yerleşiktir. Dikkatin uzaysal uyumu sağ arka duyusal beyin kabuğundayken, zamansal ipucu ise sağ aşağı duyusal beyin kabuğu alanına yerleşiktir. AN’lı hastalara kendi beden resimleri gösterildiğinde aşağı duyusal beyin kabuğu bölgesi devreye girer. Bu alan, görsel-uzaysal bilgi işleme için sinir hücrelerini içerir. Bu alanda hasar görme “yarı uzaysal alan umursamazlığı” denilen klinik tabloya neden olur. Kendi Bedenini Kaybetme Nöropsikolojik hastalıkların öykülerini yazma ile tanınan Oliver Sacks, “Karısını Şapka Sanan Adam” adlı kitabında, “bedenini yitirmiş hanımefendi”den bahseder. Bilindiği gibi günlük yaşamımızda sürekli olarak beş duyudan bahsederiz. Ancak bir de farkında olmadığımız ama her an kullandığımız bir altıncı duyumuz vardır. Buna propriceptif duyu ya da anlaşılır bir karşılık olarak özduyum ya da derin duyum denir. Bu duyu bedenin gözleri gibidir. Bu duyu eklemlerden, kaslardan hareket anımızda bize o anki pozisyon bilgisini verir. Aldığımız bilgi ile bir sonraki hareketimizi ayarlarız. Ardışık hareketlerimizi hep bu duyu aracılığı ile yaparız. Ancak bu duyu bize bir şey daha kazandırır: bedenimizin ben olma bilincini. Sacks, Christina adlı 27 yaşında bir kadının, kısa süre içerisinde nasıl “bedenini kaybettiğini” anlatır ve başlangıçta psikiyatrik bir rahatsızlık olarak ele alınır. Ancak sonraları yapılan testlerle kadının, özduyum taşıyan sinirlerinde hasar tespit edilir. Artık anlık bedensel durum bilgisini elde edememekte ve buna göre davranamamaktadır. Bu nedenle ayakları üzerinde duramaz, ellerindekini düşürme, çatalı-kaşığı ya çok sıkma veya az sıkıp düşürme olur. Ayaklarına bakmadıkça ayağının ne durumda olduğu anlayamaz ve anlatamaz, ayakta duramaz. En önemlisi de “bedenini hissetmeme ya da kaybetme” oluşur: “Bedenimi kaybettiğimi hissediyorum. Kollarımı bir yere bırakıyorum, sonra onları başka bir yerde buluyorum... Bedenimi kendine kör ve sağır olduğunu hissediyorum... bedenim kendine duyarsız.”
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |

