Günün Özü!
Bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben. Bizimki perde arkasında dedi-kodu: Bir indi mi perde, ne sen kalırsın, ne ben. ÖH |
Son Haberler
- Âşık Beyin: Sevgililer günü için özetleme
- Kuantum Beyin Kitabını Satın Alabilirsiniz
- Bilinç: Antikçağdan Bilincin Yeniden Keşfine
- NeuroQuantology’nin 10 Yıllık Öyküsü: Uzun ve ince bir yol
- Kuantum fiziğinin günümüzde günlük ve sosyal hayata yansımaları
- Neden aşk duygusu var?
- Yılın cinsellik araştırması
- Elektron aşkı
Facebook'ta Bu Yazıyı Paylaş
Facebook'ta Bu Yazıyı Paylaş| Dalga Fonksiyonunun Bilinçsiz Çökmesi Mümkün Müdür? |
|
|
| Sultan Tarlacı tarafından yazıldı | |||||
| Salı, 05 Mayıs 2009 14:56 | |||||
|
Kuantum çökme sadece insan varlığın da mı gerçekleşir? Retinaya bilgi ulaşmadan önce mi, retinaya ölçme bilgisi ulaştıktan sonra mı? Gözdeki retinada çomak hücreleri, rodopsin olarak adlandırılan fotona duyarlı iki pigment içerirler. İlki hücre zarına bağlı proteini olan opsindir ve ikincisi olan 11-cis retinale kovalent olarak bağlıdır. 11-cis retinal molekülü, 6 adet tekli ve çiftli bağlanmış, uzun bir doymamış elektron ağı içerir. Bir rodopsin molekülünün ağırlığı 4•104 nukleon (nötron + proton sayısı) ve çapı yaklaşık 4•10-7 cm’dir. 11-cis retinal’in aktif yeri ise 40 kadar atomdan oluşan, 10 Angström büyüklüğünde bir yapıdır. Bu yapıya (göze) gelen ışınlar –ya da kuantum mekaniksel ışık fotonları– gelince ne olur? Foton retinal molekülde, 11. ve 12. karbon atomları arasındaki bağ tarafından emilir ve ardından en üst orbitalden bir elektron uyarılarak π durumundan π* durumuna geçiş yapar. Elektronun uyarılmış olması (π*), bu bağ çevresinde karbonu C11 ve C12 arasında serbestçe dönmesine imkan verir. Bu yapısal değişiklik, cis’ten trans’a dönüşüm olarak adlandırılır ve olay 200 femto saniye (fs) sürer. Bu dönüşümle opsin molekülü ayrılır ve bir dizi değişikliklere neden olur. Çomak hücre zarlarındaki Na+ kanalları kapanır. Bu olaydan önce Na+ akımı serbest olarak devam ederken, bu yolla çomak hücre içi daha düşük potansiyele ulaşır. Na+ kanalları kapandığında, büyük bir potansiyel farkı oluşur (hücre içi daha negatif, hücre dışı daha pozitif olur). Bu potansiyel farkı elektrik akımına dönüşür. Bu şekilde, bir foton rodopsin molekülünü uyardığında, 106 Na+ iyonu veya yük, çomak içerisine giremez, 1 pA’lik, yaklaşık 200 msan süren elektriksel akım oluşur. Bu, Na iyonu başına aynı zamanda 2•10-13 ile 1,6•10-19 Coulomb yüke eşdeğerdir. Bunun anlamı şudur: bilgi mikroskobik seviyeden orta derecede makroskobik (mesoskopik) seviyeye çıkarılır. Ardından optik sinirde 2-3 aksiyon potansiyeli oluşturur. Hatta daha da güçlendirilerek makroskobik veya klasik dünyaya ulaştırılır.
Aslında retinaya çarpan bir fotonla kuantum mekaniksel fotoelektrik etki arasında herhangi bir fark yoktur. Foton enerjisini emen bir atom ya da molekülün, herhangi bir orbital elektronunu dışarı saçması fotoelektrik etkidir. Bu etki fotonun dalga fonksiyonunun çökmesidir. 11-cis retinal’in küçük yapısı dolayısı ile retinada olan olay tam olarak kuantum mekanikseldir. Bu aşamadaki olay, güçlendirilerek makroskobik seviyeye ulaştırılır. Bu dönüşüm sadece insan gözünde olmaz. Gözler olmadan da tek hücreli olan ve ışığı algılayabilen öglena’larda ya da siyanobakterilerde de olur oluşur. Bu şu anlama gelebilir: dalga fonksiyonu çökmesi (bilinçli) insan olmadan da olabilir.
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |

