Günün Özü!
Deep Blue, saniyede 200 milyon hareketi değerlendirirken; canlı beyin dokusu yalnızca 3 hamleyi gözden geçirebilir. |
Son Haberler
- Âşık Beyin: Sevgililer günü için özetleme
- Kuantum Beyin Kitabını Satın Alabilirsiniz
- Bilinç: Antikçağdan Bilincin Yeniden Keşfine
- NeuroQuantology’nin 10 Yıllık Öyküsü: Uzun ve ince bir yol
- Kuantum fiziğinin günümüzde günlük ve sosyal hayata yansımaları
- Neden aşk duygusu var?
- Yılın cinsellik araştırması
- Elektron aşkı
Facebook'ta Bu Yazıyı Paylaş
Facebook'ta Bu Yazıyı Paylaş| Makine Bilinci |
|
|
| Dr. Sultan Tarlacı tarafından yazıldı | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Salı, 28 Ekim 2008 23:52 | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Wetware-Hardware![]() Et Beynin Bilinci: Bilinçli Makine
“Sinir fizyolojisi açısından beyin, iki aşamada incelenebilir. Alt aşama, her bir sinir hücresinin çalışmaları ve birbiriyle bağlantıları konusu ile ilgilenir; onları ateşleyenin ne olduğunu ve sinir hücreleri arasındaki elektrik uyarımlarının nasıl oluştuğunu ortaya koyar. Daha yüksek aşamada, beyin çok karmaşık bir şebeke olarak kabul edilebilir ve bu şebekenin etrafında elektriksel desenler döner. Eğer ki mantıksal işlemler, belirli sinirlerin durumuna bağlı olmaktan ziyade sinirsel aktivite modellerine bağlanıyorsa, o zaman, davranış ve bilincin yüksek fonksiyonlarının aydınlatılması en muhtemel olan yaklaşım, ikincisidir.”
The Cosmic Blueprint, Paul Davies “Yapay zekânın karşılaştığı problem, uygun programlanmış bilgisayarların insanın hesaplanabilir düşünce işlemlerini taklit edip etmeyeceği değildir. Bu probleme artık çözülmüş gözü ile bakılabilmektedir. Cevap, prensipte “evet”tir. Asıl önemli olan soru, insanın bilinçli bir zekâ ürünü olarak yürüttüğü düşünme faaliyetlerinin hepsinin hesplanabilir işlemler olup olmadığıdır.” Paul Churchland Pekiyi bilmediğimiz beyni anlayabilmek için model olarak en yeni teknolojiye atıfta bulunmak bize her zaman çekici gelmiştir. Nörofizyolog Charles Sherrington beynin bir telefon santrali gibi çalıştığını düşünürken, zamanla telgraf dizgesine benzetilmiştir. Freud, beyni hidrolik ve elektromanyetik dizgelere benzetmeyi uygun görürken, Leibniz beyni değirmenle karşılaştırırdı. Şimdi ise beyin bilgisayarlara benzetilmektedir. Bu günlerde, kuantum bilgisayarlarına olan ilgiden olsa gerek, beynin klasik bir bilgisayardan ziyade kuantum bilgisayar gibi çalıştığı öne sürülmeye başlandı. Analoji yapma bilimin önemli bir özelliğidir. Yaşayan şeyler cansız şeylere benzetilerek, varoluşunu sağlayan mekanizmalar anlaşılmaya çalışılır. Kalp bir mekanik pompaya ve atomun yapısı güneş sistemine benzetilir. Bazılarına göre ise o kadar karmaşık analojilere hiç gerek yoktur. Daha basit benzetmelerle bu işin altından kalkılabilir. Beyni İsviçre çakısına benzetmek gibi. Ancak beyin için kullanılan bilgisayar benzetmesi daha önce kullanılan mekanik benzetmelerden ne daha iyidir ne de daha kötü. Beyni bir su pompasına, telefon santraline benzeterek ne kadar açıklayabiliyorsak, bilgisayara benzeterek de ancak o kadar açıklayabiliriz. Bilgisayarlara benzetenlere göre, bir bilgisayar programıyla bilgisayar donanımı arasındaki ilişkiyi anlamak, akıl ve beyin ilişkisini anlamak için iyi bir örnektir. Benzetmeyi yapanlar, iki tür çıkış noktasından güç alırlar. Birincisi, problem çözme esnasında tepki süresinin insanlardaki gibi farklı olmasıdır. İkincisi ise, Noam Chomsky’nin dilbilimsel araştırmalarından gelir. Chomsky’e göre “Bütün dillerde ortak bazı özellikler varsa ve bunlar insan beyninin ortak özelliklerinin zorunlu sonucu ise o zaman beyinde, evrensel nitelikteki dil bilgisinin bütün karmaşık kurallarının bulunması gerekir.” Yani, insanlar bir dil kullanırken kullandıkları biçimsel kurallar bilgisayarlar işlem yaparken uydukları kurallarla aynıdır. In 1945 Turing bilgisayarların bire bir “çok iyi satranç” oynayacağını öne sürmüştü. Bu düşünce 1949’de Claude Shannon tarafından tekrarlandı. 50 yıl kadar sonra, 1997’de IBM'in Deep Blue adlı bilgisayarı, satranç devi Gary Kasparov yendi. Oynanan altı oyunda IBM’in silikon harikası, Kasparov’a yalnızca bir oyun verdi. Üç oyunun berabere bittiği maçta, ikinci ve altıncı oyun bilgisayarın oldu. Kasparov’a karşı oynayan Deep Blue’nun bir ikizi olan IBM RS/6000 SP adlı bilgisayardı. Saniye de 2 milyon hamleyi hesaplayabilen bilgisayarın kimsenin beklemediği, uzun süreçli hamleler yaptığı görüldü. Kasparov’un farklı açılışlar yapmasıyla tuzağa düşmeyen makine, en iyi oyunu oynadı ve kazandı. Beşinci oyunda ise bir insanda o konumda bulunamayacak serinkanlılık gösterisi sundu. Kasparov’un "Kimi zaman insan gibi oynuyor." sözleri belki de bu son oyunla açıklık buluyordu. Sonuçta Deep Blue, Kasparov’u yendi. Bugün için bir bilgisayar (PC olarak kısaltalım) yalnızca dört işlem yapabilen ve iki sayıyı karşılaştırabilen bir makinedir. İlk yapılan ENIAC adlı bilgisayar bir solucan ve sonraki IBM PC’ler örümceğin işlem yapma kapasitesindeyken, bugünkü Pentium IV PC’ler yaklaşık bir fare kapasitesinde işlem yapmaktadır. Aritmetik işlemlerde insanlardan çok daha hızlı ve hatasızdırlar. Bellekleri son derece güçlüdür. Bunu yüklenen programla yaparlar. PC’lerin işlem yapabilmeleri için en ince ayrıntısına kadar, tüm kural ve mantıksal aşamalar program olarak yüklenmelidir. Bazı teorisyenlere göre bilinç tamamen mekanik olduğundan, bilinçli makineler yapmamız için önümüzde herhangi bir engel yoktur. Sibernetik öncüsü Claude Shanon “kesinlikle makineyiz ve düşünüyorum” ile bunu ifade etmişti. Yapay zekâ (ya da kısaca AI, Artificial Intelligence) ile ilgilenen Toby Simpson taklidin nereye varabileceğini söyle ifade eder: “Eğer işlemci performansı şimdiye kadar artan hızda artarsa, biz de 10 yıl içinde, 20 milyon sinir hücresini birbiriyle bağlanılacak duruma getirmiş oluruz. Ancak o zaman gerçekten karmaşık sistemler olanaklı olacak. 2020 yılında ise insan beyninin yaklaşık simülasyonunu gerçekleştirebilmeliyiz.” Yine Simpson, sinir sistemini anlamanın yapay düşünebilen, öğrenebilen ve bilinçli bir bilgisayar yaratmak için gerekmediğini belirtiyor ve “insan 10 trilyon hücreye sahip ve hiçbir hücre ötekiler hakkında bir şeyler bilmiyor” diye ekliyor.
Yapay zekânın ustası kabul edilen Marvin Minsky’ye göre ise geleceğin bilgisayarları o kadar akıllı olacak ki “Bizi ortalıkta ev hayvanı olarak tutarlarsa şanslı sayılacağız.” ve ona göre beyin karmaşık bir bilgisayardan çok farklı değil. Ancak, bugüne kadar yapılan şeyleri de kimyanın Lavosier’den önceki durumuna benzeterek daha alınacak çok yol olduğunu ima eder. Minsky bilgisayarların insan zekâsının belli yönlerini taklit edebileceklerini ancak hiçbir zaman bilinçli olamayacaklarına inananları biraz hor görüyor “bunlar iptal” diyor. Bilinci esrarlı bir şey olarak düşünmenin “saçmalık” olduğunu belirterek “bunu çözdüm ve insanların neden dinlemediklerini anlamıyorum.” diyor. Ona göre, bilinç aklın bir bölümünün, diğer bölümlerin davranışlarını kontrol etmesi demek. Bu işlem kısa süreli bir bellekten ya da “basit bir kayıt sisteminden” biraz daha fazlasını gerektiriyor.
Beynimiz canlı bir vücut olan bedenimizin önemli bir parçasıdır. Tek başına “canlı” varlığımızın bir parçası olması başlı başına önemli bir farktır. Hepimiz biliriz ki bilgisayarlar, cansız mekanik yapılardır. Sinirbilimi uzmanı Charles Sherrington, Man on his Nature (1940)’da aklın canlılıktan da farklı bir şey olduğunu ifade eder: “...Bir “akıl” sorunu olduğu zaman, sinir kendisini yadsınamaz bir hücre üzerine merkezleştirmekte tamamlayamaz. O, daha çok, büyük bir özenle, her birimi bir hücre olan milyon katlı bir demokrasi oluşturur... Ama yine de akla döndüğümüz zaman bunların hiçbiri yoktur. Tek bir sinir hücresi asla minyatür bir beyin değildir. Bedenin hücresel yapısı onun “akıl”dan bir ipucu olmasını gerektirmez. Madde ve enerji, taneli yapıda ve böylece “yaşam” yapıcı gibi görünüyor ama akıl öyle değil” ve “İnsanın aklı gezegenimizin yeni bir yan ürünüdür.”
DİĞER AYRINTILAR KİTAPTAİndirgemeci Yaklaşım
Kola Otomatlarından Saylaonlara
Bilgisayar Temeli
Makine ve Beyin Farkları
Turing Makinesi i
Çin Odası
Hesap Edilemezlik
Gödel Teoremi
NanoTeknoloji
Bir Sinir Hücresini Modellemek
Nano’dan Önce Mikro-Nöroelektronik Ağlar
Bilinci Kopyalama
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||



