|
Dr. Sultan Tarlacı tarafından yazıldı
|
|
Pazartesi, 07 Haziran 2010 13:36 |
|
Beyin büyüklüğü farklılıkları, esasen farklı çevresel etkilere uyum sağlama ihtiyacının bir sonucudur. Her zaman büyük beyinli olmak daha iyi uyum anlamına gelmez. Bir aslan, evinizdeki kediye göre çok daha büyük beyinlidir (evcilleştirme beyin büyüklüğünü azaltır). Aslanlarda ve kedilerde beyin işlevleri aşağı yukarı aynıdır. Beyin kabukları da aynı işlevsel alanlardan oluşur. Genellikle, vücut büyüklüğü artışıyla orantılı olarak, beyin büyüklüğü de yaklaşık 2/3 oranında artar. Bu anlamda, büyük memelilerde büyük beyinli olmanın nedeni, yani kalan fazladan 1/3 artışın nedeni açık değildir. Geleneksel açıklama, büyük bedenlerde daha çok çevresel duyarga (reseptör) olması ve girdileri işlemek için daha çok sinir hücresi gerektiği şeklindeydi. Diğer bir açıklama da bunun genlerden kaynaklandığıdır.
Genler daha büyük beden yaptıkları gibi daha büyük beyin de oluşturabilirler. İlk düşünceye göre, beyin büyümesi çevresel uyumla ilişkiliyken, ikincisi beynin herhangi bir işlev yerine getirmeden büyüdüğünü ileri sürer. Evcilleştirilmiş memelilerin, vahşi atalarına göre daha küçük beyinli ve kabuklu olmaları hem genlerin hem de çevresel uyumun beraber etkisini göstermektedir. Kediler ve aslanlar işlevsel ve anatomik olarak benzer beyin kabuğu alanlarına sahip olabilirler. Ancak, aslanlar aynı alanlarda daha çok hücre içerirler. Aslanlardaki bu daha fazla hücre, orantılı olarak daha çok hücreler arası bağlantıya sahip olmasına rağmen, hücrelerin toplam sayısının oranına bakıldığında daha az bağlantılar içerir. Beyin büyüklüğündeki farklılıklar, kedilerde ve aslanlarda yerel sinir ağlarını farklı kılar. Kaba anlamda bu ağ farklılıkları, aynı gibi görünmelerine rağmen, aslanın aslan gibi ve kedinin kedi gibi davranmasını sağlar.
|