Günün Özü!
Cennette huriler varmış, kara gözlü; İçkinin de ordaymış en güzeli. Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz: Bak, bir yanda şarap, bir yanda sevgili. ÖH |
Son Haberler
- Âşık Beyin: Sevgililer günü için özetleme
- Kuantum Beyin Kitabını Satın Alabilirsiniz
- Bilinç: Antikçağdan Bilincin Yeniden Keşfine
- NeuroQuantology’nin 10 Yıllık Öyküsü: Uzun ve ince bir yol
- Kuantum fiziğinin günümüzde günlük ve sosyal hayata yansımaları
- Neden aşk duygusu var?
- Yılın cinsellik araştırması
- Elektron aşkı
Facebook'ta Bu Yazıyı Paylaş
Facebook'ta Bu Yazıyı Paylaş| Alet Endüstrisi |
|
|
| Dr. Sultan Tarlacı tarafından yazıldı | |||||
| Pazartesi, 07 Haziran 2010 13:13 | |||||
|
İlk insanların taştan balta kullanmaya başlaması ile uzay mekiği ile uzaya seyahat etme arasındaki sürede beynimizde ne gibi bir değişiklik olmuştu? 1,2 milyon yıl süresince insanların beyin hacmi değişerek yaklaşık 900 ml’den 1100 ml’ye ulaştı. Ancak, bu dönemdeki alet teknolojisi incelendiğinde, bu artışa paralel ya da yakın bir gelişme göze çarpmaz. Bu dönemde üretilen alet sayısı ve türünde adeta teknolojik bir duraklama vardır. Ancak, kanıt yokluğu, yokluğun kanıtı olarak yorumlanamaz. Alet yapımı beyin için devinimsel alan ve duyusal alanın gelişimine bağlı olmakla birlikte (sensori-motor integrasyon) temel olarak beynin tüm alanlarını ilgilendirir. Taşı tanımanın yanı sıra, tasarlanan nesnenin sonuçta ne olacağı ve nasıl bir şekil alacağı, ne amaçla kullanılacağı (alın lobu kullanımını gerektirir) biçimini düşünmek gerekir. Dışarıda görünürde olmayan ve olmayacak şeyler hayal edilir. Taş yumrusundan yonga çıkarmaya başlamadan önce, bireyin, kafasında bitmiş halinin nasıl olacağı şeklinde bir akılsal görüntüsünün olması gerekir. Bu arada yapılan vuruşlardan çıkacak beklenmedik düzenlemeleri de, akıldaki bitmiş durumla karşılaştırarak yeni vuruşlar planlamayı gerektirir. İyi bir el-göz eşgüdümü gerekir. Harry Jerison, “alet yapımı küçük bir beyin dokusu ile gerçekleştirilebilir; yararlı bir sözün, söylemin üretilebilmesi için oldukça büyük çapta beyin dokusu gerekir” demektedir. İkinci ifade doğru olsa bile, ilk ifadeye katılmak mümkün değildir. Taş aletler, bize zekânın kendisi ya da potansiyeli hakkında ancak “değerli” küçük bilgiler verirler. Homo habilis, genelde ilk araç yapıcı olarak kabul edilir. Kafa içi incelemeleri, sol beyindeki konuşma alanının (Broca alanı) gelişmesine ait izleri taşır. Bu alan elin devinimsel işlev kontrolünü yapan alanın hemen yanındadır ve dudak-yüz kaslarına konuşma ile ilgili hareketleri yaptırır. Oldowan teknolojisine taşların kesim yönleri açısından bakıldığında, sağlak ve solak oranı %56/44 oranındadır. Günümüz insanlarının ise %90’i sağlaktır. Bu oran daha çok şempanzelerin, alet kullanırken el tercihlerine uyar (insanlar iki taşı birbirine vuracaksa, %90’i sol eliyle kırılacak olan taşı kavrar, sağ eliyle ise vurur). Oldowan teknolojisi 1,5 milyon yıl öncesine kadar belirgin bir değişiklik göstermez. Hep aynı özellikteki alet yapımı devam eder. Oysa bu dönem içerisinde insan beyni daha da büyümüş, dişleri küçülmüş ve yiyecek kalitesi artmıştır. Oldowan taş aletleri H. habilis dönemine rastlar ve şempanzelerin bilişsel kapasitesinin çok üzerinde olsa da, insan standartlarına göre çok basit taş araçlardır. Bunlarda biçim zorlaması yoktur. Daha çok kolay işlenebilir olan bazalt ve kuvarsitten yapılmışlardır. Aynı temel maddeden benzer aletleri 1 milyon yıldan fazla değişmeden yapmışlardır. Oldowan basit taşlarının aksine, temel yapıları ile şekillerinin büyük oranda bilinçli ve amaçlı olduğu gözlenir. Aletler önceden bir planlamanın ürünüdürler. Genel bir standartları vardır ve iki yanlı simetriktirler. Karmaşık problemleri çözme ve planlama (karmaşık alet, balta, mızrak gibi), alın lobunun gelişimi ile ilgilidir. İşlevsel beyin görüntülemelerine göre, alın lobunun ön bölgelerinin seçici olarak, esas nesneyi ve ilişkili ikincil işlevi hayal etmede devreye girdiği gösterilmiştir (baltahayvan eti kesme gibi). İlişkisiz işleri düşünme durumunda devreye girme görülmez. Bileşik alet yapımı, alın lobu bilgi işlemesi ile ilişkili görünmektedir. Üst paleolitik (son taş devri) dönemin başlarında, yaklaşık 40 bin yıl önce alet üretiminde çeşitlilik oluşurken, sayısında patlama yaşandı. Oysa bu dönemde beyin boyutlarında bir artış söz konusu değildi. Kemik, geyik boynuzu ve fildişinden çok sayıda alet ve süsleme araçları yapıldı. Bu daha önceki dönemlerde sık rastlanılan bir durum değildi. Üst paleolitik insanı, üretimini tasarladığı son ürün konusunda açık seçik bir düşünceye ve onu gerçekleştirebilecek yeteneğe sahipti. Bu dönemde üst paleolitik sanatı denen zengin ve gelişkin yeni bir sayfa açıldı. Üst paleolitik dönem boyunca, çevresel koşullara uygun, sürekli ve yeni av silahları geliştirildi. On sekiz bin yıl önce, son buzul çağının en yüksek noktasında, sertleşen çevre koşulları nedeniyle büyük uçlu oklar üretilmeye başlandı. İklim yumuşayınca, bollaşan av hayvanları nedeniyle çok parçalı aletler çoğaldı. Yine bu dönemlerde öğütme taşları geliştirildi.
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |

