May 19
Cumartesi

Günün Özü!

Gerçeği bilemeyiz madem, ne yapsak boş; Ömür boyu kuşku içinde kalmak mı hoş? Aklın varsa kadehi bırakma elden, Bu karanlıkta ha ayık olmuşsun, ha sarhoş. Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye? Ne zaman yıkılıp gidecek bu güzelim kubbe? Aklın yollarıyla ölçüp biçemezsin bunu sen. Mantıkların, kıyasların sökmez senin bu işde. Hayyam

Your Language?

English French German Italian Portuguese Russian Spanish

Giriş



Radyo Dinle

Facebook'ta Bu Yazıyı Paylaş

Facebook'ta Bu Yazıyı Paylaş
Araplarda Felsefeci Kıyımı: Söndürülen Güneş! Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Sultan Tarlacı tarafından yazıldı   

Dokuz ve 13.yy’da Müslümanların özgün felsefi hareketi canlandı. Çünkü düşünsel çalışmalar devlet adamlarınca desteklendi, Vahiy’in sunduğu iletiyi anlama ve anlatma çabası bunu gerektirdi ve “oku” emri bir anlamda evreni anlamaya yönelikti. Gerçek felsefe Farabi ile kuruldu ve İbn Rüsd’ün ölümü ile (1198) İslam felsefesi biter. Beş yüz yıl boyunca, İslam uygarlığında, bilimin ve felsefenin alevi parlak bir şekilde yandı. Ama bu alev, zaman zaman üzerine su sıkmalarla sönükleşti. Zorla, ölüm döşeğindeki felsefecilerden, felsefeye sırt çevirdiklerine dair fetvalar verdirttiler. 885 yılında, Bağdat’ta felsefe kitaplarını kopya etmeyeceklerine dair, profesyonel kopyacıların yemin etmeleri istendi. İbni es-Sales’e felsefe ve mantığın incelenmesi veya öğretilmesinin serbest olup olmadığı sorulduğunda, şu yanıtı verdi (yıl 1251):


“[Felsefe] deliliğin temeli, tüm karmaşanın, hataların ve doğru yoldan sapmanın nedeni... Mantığa gelince... Felsefeye ulaşmak için araçtır. Kötü bir şeye ulaşmak için başvurulan araç da kötüdür... Felsefenin öğretileriyle uğraştığına dair delil bulunan herkes aşağıdaki seçeneklerle karşı karşıya kalacaktır: Kılıçla idam ya da İslam’a dönüş; ancak bu şekilde memleket korunabilecek ve (b)ilimlerin kökü kazınabilecektir.”

Bazen yeni fikirler var olan inançlara karşı gelebilir. Tıpkı İbni Sina’nın başına geldiği gibi. İbni Sina’nın dini inanç, bilim ve mantık arasında sentez kurma girişiminin çok tepki alması üzerine, “saptığı” öne sürüldü. Kendisi ise şöyle yanıt verdi:

“Bana sapkın demek o kadar kolay iş değildir,
Benim inancım kadar hiç bir dinsel inanç sağlam değildir,
Eğer ben sapmışsam bütün dünyada emsalim yok,
Çünkü o zaman dünyanın herhangi bir yerinde tek Müslüman yok.”

Bu dönemlerde El-Seyuti, Halife al-Hadi’nin Bağdat’ta, 5000 (yanlış basım değil: beş bin) felsefeciyi öldürttüğünü belirtir. Sayı abartılı olmakla birlikte böyle bir katliam olduğuna kesin gözüyle bakılmaktadır. Bilimi yok etmek için en iyi yöntem felsefecileri ortadan kaldırmaktır. Kindi’yi kamçıla, el-Razi’nin başına, görmesini kaybedinceye kadar kitaplarıyla vur, İbni Sina’yı sürgüne gönder, İbni Rüşt’e mantık ve bilimi incelemeyi yasaklayarak taşraya sürgüne gönder... Halife Mütevekkil döneminde (847-861) Bağdat’taki profesyonellere felsefe kitaplarını kopya etmeyecekleri konusunda yemin etmeye zorlandılar. Halife Nasır döneminde (1180-1225) geniş bir kitap koleksiyonu yakıldı. Medreselerde felsefenin yerini kelam almıştır. Felsefecileri yok etme işinin nereye varacağını birçok kişi fark etmemişti. Büyük felsefecileri olmayan bir ulusun, hiçbir zaman büyük bilim adamları da olmayacaktı. Felsefe meraka dayanır ve merak da bilime doğru uzanır. Bilim olmayan yerde de karanlık hâkim olur.

9.yüzyılda İslam bilim insanları arasında Dünya’nın küre biçiminde olduğu normal ve sıradan bir kabuldü. Oysa Batı’da 200 yıl sonra bile Dünya hala düzdü. Semekandlı El-Kaşi, 1494’de evrenin çevresini bir “at kılı payı hatayla” ölçmek için pi değerini virgülden sonraki on altıncı basamağa kadar hesaplamıştı. Oysa aynı Batı’nın anlayışında evrenin sınırlarına asla erişilemezdi. Abdurrahman es-Sûfi (903-986), Batlamyus'un Almagest'inden yararlanarak hazırlamış olduğu yıldız kataloğu ile tanınmıştır. Bu katalogda, 48 yıldız takımında bulunan yıldızlar tanıtılmış, bunların gökyüzündeki konumları, parlaklıkları ve renkleri bildirildikten sonra, Almagest'te geçen yıldız isimlerinin Arapça karşılıkları verilerek, bu konuda Arapça'daki önemli bir boşluk doldurulmuştur. Abdurrahman es-Sûfi'nin önerdiği terimler, daha sonra Batılı astronomlar tarafından kullanıldığı gibi, bunlardan 94'ü modern astronomi literatürüne de girmiştir. Dünyanın en büyük oniki filozofu arasında sayılan Harizmi Türk asıllı olup Bağdat civarında yaşadığı tahmin edilmektedir. Hazimi gökbilimi konusunda "Ziyc'ül Harizmi", "Kitab al-amal bi'l Usturlab" ve "Kitap'ül Ruhname" adlı kitaplar yazmıştır. Ayrıca, Halife Memun'un isteği üzerine yerin ve gökyüzünün haritasını içeren bir atlasın hazırlanmasına da katkıda bulunup "Kitab'üs Suretü'l Arz" isimli eserini bu atlasa ek olarak hazırlamıştır. Yine Sabit Bin Kura, Oklid Elementler adlı eserine yazdığı şerh dolayısıyla batı bilim dünyasında "Türk Öklidi" olarak tanınan ve bugünkü Elemanter Acometrenin gerçek önderi olan Sabit Bib Kurra Harrran'da (Urfa) doğmuştur. Abdulhamid İbn Turk, Harezmî’nin çağdaşıdır. Cebir konusunda yazmış olduğu kitabın ancak küçük bir bölümü bugün elimizde bulunmaktadır. Burada, özel tipler halinde gruplandırılmış ikinci derece denklemlerinin çözümleri, Hârizmi'ninkilerden daha ayrıntılı olarak verilmiştir. Örneğin, x²+c=bx denkleminin, diğer denklem tiplerinden farklı olarak iki çözümü olduğunu ayrı ayrı şekillerle göstermiştir.

İlk kâğıt fabrikasını kuran bni Fazıl olmasına karşın, 300 yıl matbaa İslamın önde giden ülkesinde kullanılamamıştır. Diğer ilkler şöyle özetlenebilir: kızamık ve çiçek hastalığını keşfeden Razi, Cüzzamı bulan İbni Cessar, vebanın bulaşıcı olduğunu bulan İbni Hatip, Retina tabakasını bulan alim İbni Rüşd, ik göz ameliyatını yapan Ammar, Sıfırı ilk kullanan Harizmi, trigonometriyi ilk bulan Battani, tanjant, kotanjantı ilk kullanan Ebul Vefa, ilk trigonometri kitabı yazarı Nasiruddin Tusi, ilk trigonometrik dönüşüm formülünü bulan İbni Yunus, Binom formülünü ilk bulan Ömer Hayam, ilk diferansiyel kitabını yazan Sabit bin Kura, Ondalık kesri ilk kullanan Gıyaseddin Cemşid, ilk usturlabı yapan Zerkali, Dünyanın döndüğünü ilk keşfeden Biruni, Güneşin yüzündeki lekeleri ilk bulan Fergani, Sibernetiği ilk kuran İsmail-El Cezeri, ilk optik ve görme sistemi temellerini inceleyen İbni Heysem, ilk kimya laboratuarını kuran Cabir, saf alkolü ilk elde eden Razi…


Batı’da yeni bir felsefenin başlangıcı için ilk adımları atacak olan René Descartes (1596-1650), neyin önemli olduğunun farkındaydı:

“...bir ulusun bireyleri felsefeyle ne denli içli dışlı olursa, o ulusun da o denli uygar ve ince ruhlu olacağına inanmak gerektiğine değinirdim. Böylece bir devlette var olabilecek en büyük nimet, o devlette gerçek felsefecilerin bulunmasıdır.”
Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
güler  - kaynağın merakı   |212.42.126.xxx |19-11-2008
merhabalar sultan bey,
ben sitenizi yeni takip eden ve tarihe de meraklı birisi olarak bu makalede yazdıklarınızın kaynağını sormak istedim. sonuçta bilimadamı olarak aşina olduğunuz dipnot hadisesini burada göremeyince doğrusu şaşırdım.bu bir..
ikinci anlamadığım husus da, bu yazının neuroquantology ile ilişkisi..
sizin bilimadamı sıfatınızın yanında öğreten kimliğinizin anlayışına sığınarak bilgilendirmenizi rica ederim.
şimdiden teşekkürlerimi kabul buyrun.
solty   |SAdministrator |20-11-2008
Kaynaksız makale olmaz elbette. Bu web sitesi altında gördüğünüz ve okuduğunuz her konunun kaynağı mevcuttur. Ancak teknik ve esteik amaçlı olarak kaynak/literatürler web alanına aktarılmamıştır. Buradaki konuları içeren iki kitap; "Bilinç: Antikçağdan Bilincin Yeniden Keşfine" ve "Kuantum Beyin: Zihin-Beyin Problemine Yeni Bilimsel Yaklaşım" adlı kitaplarda kaynakları ayrıntılı olarak görebilirsiniz. Kitaplar Aralık 2009'da satışa çıkacak... Bu konunun NeuroQuantology ile ilgisi, felsefe ve bilim tarihinden bir kesit olması....
güler   |212.42.126.xxx |23-11-2008
yanıtınız için tekrar teşekkür ederim
gunes53   |Registered |17-12-2008
iyiki varsın kardeşim

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

LAST_UPDATED2
 

Sık Aranan Kelimeler

Atatürk Haber Bilinç Siklopedisi Girişi Fireboard Kuralları Tarihi Giriş Bilim Nedir ğildir Bilimin Büyük Düşmanı Bilimde Birleşmeye Bilimsel ğruluk ğişir Bilincin Evrimi Biliminsanı Bilinci Lamak Neden Kuantum Kaniği Gereklidir Sanatın Modern Milyon Ynimiz Yenidoğanda Beyinde Elektriksel Aktivite Holografik Elektromanyetik Kognitif Midir İlkeleri Enerji Ayrık Birimler Halinde Salınır Maddeye Eşlik Dalga Schrödinger’in Nklemi Heisenberg Lirsizlik İlkesi Yerel Olmama Laşıklık Uzaktan Aracısız Etkime Tünelleme Boşluk Vakum Olasılık Makroskopik Ölçme Zihin Seçime Schrödinger Bahtsız Kedisi Psikokinezi Telekinezi Zihnin Etkisi Olabilir Gözlemci Katılımcı Mıyız Deney Düzeneğinin Sistemin Bilgisi Dilin Ersizliği Kaniğinde Seçim Eksik Matematik Gelecek Ediyor Kopenhag Yorumu Çoklu Dünyalar Zihinler Wigner’in Arkadaşı Nesnel İndirgenme Nasıl Başladı Oluştu Yazar Hakkında Vukû Çerçeve Sürüklenim Olmuşları Bilme Olacakları Verme Kerameti Bağlantılar Dendron Psikonlarda Biyolojide Olaylar Hayır Yinde İşlemez İşler Kısa Tarihçe Başlangıçtan Öncesi Planck Dönemi Güneş Sistemi Oluşumu Şimdiki Zaman Güneşimizin ölümü 5•10 üssü Göremeyeceğimiz Sinir Hücresi Foton Gözlerimizle Algılanabilir Yarıküresi Hücreler Arası Bağlantı Sayısı Karmaşası… Klasik Fiziğin Gücü Nisan Oluş İnsanlarda üzerinde Yürüme Lişkili Tanımlandı Kelime Kargaşası Antikçağ Akıl 100±1 Tanım İşlevi Evrimsel Gerilik Harikalar Tiyatrosu Nanoteknoloji Wnload Etmek Eksenleri Change Bilincinizi Zihninizi Süreliğine Başkasına Vermek Misiniz Message Aturk Araştırıcının çalışması Kategoriye Bölünebilir Bilinçalti Bilinçdışı Bilinçaltı Kaybetmek Farklı Halleri Sudoku Googlemap Kimyasi Hayvan Makine Otomatlarından