May 19
Cumartesi

Your Language?

English French German Italian Portuguese Russian Spanish

Radyo Dinle

Facebook'ta Bu Yazıyı Paylaş

Facebook'ta Bu Yazıyı Paylaş
Yerel Olmama ya da dolaşıklık, uzaktan aracısız etkime Yazdır e-Posta
Dr. Sultan Tarlacı tarafından yazıldı   
Perşembe, 23 Ekim 2008 13:49

Yerellik, uzay ve zaman içinde bir noktada oluşan herhangi bir olayın yalnızca olayın yakın çevresindeki etkilere bağlı olduğu durumları anlatır. Kuantum mekaniğinde, klasik fizikten farklı olarak, uzaktan etkileşimler ortaya çıkar. Adeta Voodoo (Vudu) büyüsü gibi uzak ilişki içerir. Yani, bir kişiye büyü yapmak için, geçmişte o kişiye ait bir parça üzerinde büyü yaparak kişiyi etkileyebilirsiniz hala onunla bağlantısı, ne kadar uzakta olursa olsun vardır! Ütopyacı Samuel Butler, “Erewhon” sözcüğü ile hem “no-where/hiçbir yerde” hem de “now-here/şimdi burada” ifadelerine gönderme yaparak, her iki ifadeyi tek kelime ile ifade eder. Yerel olmama, bir bakıma “Erewhon”dur. Bu bir anlamda da, Mevlana’nın “Bir yerde olan her yerde, her yerde olan hiçbir yerdedir” ifadesine benzer.


Kuantum dolaşıklığı (entanglement) ile nesneler birbirinden ayrı, ama yine de iletişim halinde bulundukları bir durumu ifade eder. Klasik fizikte buna benzer bir durum söz konusu değildir. Yaptığımız bir gözlem-ölçüm bununla ilişkili olabilecek diğerini uzaklıktan bağımsız olarak etkiler. Genelde kuantum düzeyi küçük ölçekli parçacıkların düzeyi olarak düşünülürse de, küçük kavramı aslında fiziksel bir boyutu bildirmez. Kuantum sonuçları metrelerce hatta ışık yılları boyunca etki eder.


Bu deney elektronların spinleri ile yapılabilir. Başlangıçta spini olmayan bir sistemden, spini olacak iki parçacık salınır. Bu salınan parçacıklar (elektron gibi) zıt yönlerde uzaklaşır. Kuantum kuramı, iki parçacığın spin ölçümünün ancak iki değer verebileceğini söyler: yukarı spin ve aşağı spin gibi. Asıl kaynaktaki sistem spinsiz ise, o zaman iki parçacığın spinleri birbirini dengelemelidir. Toplam spinin sıfır olması için biri yukarı ise diğeri mutlaka aşağı spinli olmalıdır. Parçacık spinlerine ilişkin bir ölçüm yapılmamışsa, yukarı ve aşağı durumlu spinler üst üste binme (süperpozisyon) durumunda olurlar. Birinin spinine yönelik bir ölçüm yapılırsa ve spini belirginleşirse (yukarı ya da aşağı) diğerinin de spini, ilk ölçülen parçanın spiniyle toplanınca sıfır olacak şekilde belli olur. Bu uzaktan etki ya da dolaşıklık durumudur. Bu durum, birbirlerinden ne kadar uzakta olurlarsa olsunlar değişmez. Biri dünyada, diğeri 2,36 milyon ışık yılı uzaktaki Andromeda galaksisinde olsun, aynı sonuçla karşılaşırız.


....................

Buna yönelik yapılan itiraz, başlangıçta iki elektronun zıt yönde salındığı anda zaten spinlerinin belli olduğu ve Andromeda galaksisine gitse bile yola çıkmadan elektronun üstlendiği spin olduğu şeklindedir. Yani, giderken zaten spinleri bellidir ya da tam ayrılma anında sonuç zaten oluşmuştur. Belirleyici an iki parçacığın her iki yöne gitmeye başladıkları andır. Buna sistemin “separasyonu/ayrılması” denir. Ayrılma iki olasılıktan birinin gerçekleşmesine yol açar. KM’de ise, iki sistemin birbirinden ayrılması ancak ölçme anında gerçekleşir. KM’ne göre parçacıklardan biri Andromeda’ya yollanmış olsa bile, bir ölçme işlemi yapılmadığı sürece, sistem gerçekte bölünmüş değildir. Ölçümden önce, sistem üst üste binme durumundadır ve ölçüm yapıldığında sistem nihai bir duruma indirgenir. Buna göre, çıkışta spinler belirsizdir ve ışıktan daha hızlı bir bilgi taşıyıcıyla (!), bir ölçüm yapıldığında diğerine bilgi vererek, kendi spinini tamlayan olarak seçer. Bu durum zaman ve mekândan, uzaklıktan tamamen bağımsızdır, yerel değildir.


Dolaşıklık en iyi şekilde Einstein-Podolsky-Rosen (EPR) deneyi ile ortaya konulmuştur. Bu deney Albert Einstein, Boris Podolski ve Nathan Rosen’ın adlarını taşır. “Doğanın Kuantum Mekaniksel Betimlemesi Tamamlanmış Kabul Edilebilir mi?” adlı makalelerinde (1935), kuantum mekaniğinde mikroevrensel nesnelerin dalga fonksiyonu çökmesini belirten ψ-psi fonksiyonunun, tamamlanmış bir betimleme olmadığı sonucuna varmışlardı. Einstein ışıktan hızlı giden bir haberleşme aracısını kabul etmeyip, kuantum kuramının “tam” olmadığını öne sürdü. Adını “tekinsiz uzaktan etki” olarak değiştirdi. Gereken eksik değişkenlere de “gizli değişkenler kuramı” dendi. Daha sonraki dönemlerde David Bohm gibi inatçılarla gizli değişkenler kuramı daha belirgin bir üstün güven kazandıysa da, John Bell (1964) ve Alain Aspect (1982) bu düşünceyi matematiksel ifadelerle sınırlamayıp (Bell eşitsizliği) deneylerle de doğruladılar. Dolayısıyla, gizli değişken diye bir beklenti olamayacağını göstermiş oldular. Yani, tüm nesneler birbiriyle ilişkilidir ve bu atomsal gerçekliğin temel bir özelliğidir. Bu sonuç, matematiksel kuramın farklı yorumlanış biçimi değil bir gerçektir.

Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 

Sık Aranan Kelimeler

Atatürk Haber Bilinç Siklopedisi Girişi Fireboard Kuralları Tarihi Giriş Bilim Nedir ğildir Bilimin Büyük Düşmanı Bilimde Birleşmeye Bilimsel ğruluk ğişir Bilincin Evrimi Biliminsanı Bilinci Lamak Neden Kuantum Kaniği Gereklidir Sanatın Modern Milyon Ynimiz Yenidoğanda Beyinde Elektriksel Aktivite Holografik Elektromanyetik Kognitif Midir İlkeleri Enerji Ayrık Birimler Halinde Salınır Maddeye Eşlik Dalga Schrödinger’in Nklemi Heisenberg Lirsizlik İlkesi Yerel Olmama Laşıklık Uzaktan Aracısız Etkime Tünelleme Boşluk Vakum Olasılık Makroskopik Ölçme Zihin Seçime Schrödinger Bahtsız Kedisi Psikokinezi Telekinezi Zihnin Etkisi Olabilir Gözlemci Katılımcı Mıyız Deney Düzeneğinin Sistemin Bilgisi Dilin Ersizliği Kaniğinde Seçim Eksik Matematik Gelecek Ediyor Kopenhag Yorumu Çoklu Dünyalar Zihinler Wigner’in Arkadaşı Nesnel İndirgenme Nasıl Başladı Oluştu Yazar Hakkında Vukû Çerçeve Sürüklenim Olmuşları Bilme Olacakları Verme Kerameti Bağlantılar Dendron Psikonlarda Biyolojide Olaylar Hayır Yinde İşlemez İşler Kısa Tarihçe Başlangıçtan Öncesi Planck Dönemi Güneş Sistemi Oluşumu Şimdiki Zaman Güneşimizin ölümü 5•10 üssü Göremeyeceğimiz Sinir Hücresi Foton Gözlerimizle Algılanabilir Yarıküresi Hücreler Arası Bağlantı Sayısı Karmaşası… Klasik Fiziğin Gücü Nisan Oluş İnsanlarda üzerinde Yürüme Lişkili Tanımlandı Kelime Kargaşası Antikçağ Akıl 100±1 Tanım İşlevi Evrimsel Gerilik Harikalar Tiyatrosu Nanoteknoloji Wnload Etmek Eksenleri Change Bilincinizi Zihninizi Süreliğine Başkasına Vermek Misiniz Message Aturk Araştırıcının çalışması Kategoriye Bölünebilir Bilinçalti Bilinçdışı Bilinçaltı Kaybetmek Farklı Halleri Sudoku Googlemap Kimyasi Hayvan Makine Otomatlarından