Günün Özü!
Bin bir tuzak kurarsın yolum üstüne / Adım atma yakalarım dersin bir de /Bir zerre var mı dünyada yönetmediğin /Neden asi dersin kendi yürüttüğüne? Hayyam |
Son Haberler
- Âşık Beyin: Sevgililer günü için özetleme
- Kuantum Beyin Kitabını Satın Alabilirsiniz
- Bilinç: Antikçağdan Bilincin Yeniden Keşfine
- NeuroQuantology’nin 10 Yıllık Öyküsü: Uzun ve ince bir yol
- Kuantum fiziğinin günümüzde günlük ve sosyal hayata yansımaları
- Neden aşk duygusu var?
- Yılın cinsellik araştırması
- Elektron aşkı
Facebook'ta Bu Yazıyı Paylaş
Facebook'ta Bu Yazıyı Paylaş| Kuantum Mekaniği Eksik midir? |
|
|
| Dr. Sultan Tarlacı tarafından yazıldı | |||||||||||
| Perşembe, 23 Ekim 2008 14:31 | |||||||||||
|
Kepler’den başlayan klasik fizik onun devamı olan klasik istatistiksel mekanik, Maxwell denklemeleri ile son şekline ulaşan klasik elektromanyetik teorilerinin açıklayamadığı doğa olayları kuantum mekaniği ile açıklanabilmiştir. Bununla da kalmamış birçok yeni gelişmenin de habercisi ve kaynağı olmuştur. Sonradan yapılan deneyler ve gözlemlerle kuantum mekaniğinin “doğru” bir teori olduğu ispatlanmıştır. Doğru olmasına ilave olarak “içsel tutarlılığı” olan bir teoridir. Yani bu teoriden, bir diğeri ile çelişen iki önerme üretmek mümkün değildir. Kuantum teorisinin eksik olduğu ve içsel bir tutarsızlık taşıdığı Einstein-Podolsky-Rosen (EPR) tarafından öne sürülmüştü (1935). “Doğanın Kuantum Mekaniksel Betimlemesi Tamamlanmış Kabul Edilebilir mi?” adlı makalede, mikroevrensel nesnelerin dalga fonksiyonu belirten ψ-fonksiyonunun, tamamlanmış bir betimleme olmadığı sonucuna varmışlardı. Nesnel fiziksel gerçekliği betimleyen, yani dile getirilen herhangi bir fizik teorisinin “doğru” ya da “tamamlanmış” olup olmadığını anlamak için iki ifadeyi anlamak gerekir. Teorinin doğru olması, teoriden çıkartılan sonuçlar ile deney sonuçlarının uyuşmasına bağlıdır. EPR bu anlamda kuantum mekaniğinin doğru olduğunu kabul etmişlerdir. Bir teorinin tamamlanmış olarak kabul edilmesi için, tanımlanan nesnel gerçekliğin her bir elemanının bu teoride dile getirilmesi, fiziksel gerçekliğin her bir elemanının karşılığının teoride olması gerekir. Nesnel fiziksel gerçekliğin elemanlarının da ne olduğunun açık olarak ortaya konulabilmesi gerekir. Bu yapıldığında, gerçekliği tanımlayan teorinin tamamlanmış olup olmadığına karar vermek mümkün olur. EPR, tamamlanmamışlık tanımı üzerinde durur ve tamamlanmamış olduğu yargısına varır. Çünkü “doğru” olan bir teorinin aynı zamanda “tamamlanmış” olma zorunluluğu yoktur. Şöyle bir örnekle tamamlanmamışlık izah edilebilir. ψ-fonksiyonu ile tanımlanan tanecik düşünelim. Taneciğin momentumu konumu (P0) olarak kesin olarak gösterilmiş ise, taneciğin konum olarak nerede olduğunu belirtecek, uzay koordinatı (x) değerini kestirmek mümkün değildir. Her yerde olma olasılığı eşit derecededir. Uzaysal konumunun kesin ölçülmesi durumunda ise, momentum değeri bilgisi gerçekten var olan bir momentum değerine karşılık gelmez. Momentum değeri kesin olarak biliniyorsa, aynı durum için uzay koordinatının fiziksel bakımdan gerçek olmadığı sonucu çıkar. Birinin kesin bilgisinin öğrenilmesi durumunda diğerinin bilgisi sağla(na)madığı için ψ-fonksiyonu fiziksel gerçekliğin tamamlanmış bir betimlemesini vermez. Kuantum mekaniğindeki bu eksikliği görmek, bazı yeni değişkenlerin devreye sokulması ile “tamamlanmış bir teori” haline getirebileceği anlamına da gelir. Kuantum mekaniğinin, evrensel geçerliliği konusunda önde gelen bazı bilim insanları şüphecidirler. Bunların başında fizikçi Roger Penrose bulunur. Schrödinger dalga denkleminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini öne sürer: “KM’nin mevcut ve geleneksel formülasyonu konusunda çok derin bir tatminsizlik var; formülasyon iki adet tamamen ayrı model barındırıyor: Biri Schrödinger’in denklemine göre tamamen belirlenimci, diğeri ise olasılığa dayanan bir çöküş. Geleneksel teorinin en büyük zayıflığı, kişiye, bir evrimsel şeklin bir diğerine muhtemelen ne zaman yol açacağını söylemiyor olmasıdır. Tek söylediği, bir gözlem yapılmazdan önce, oluşacak olmasıdır... Eğer haklıysam, o zaman Schrödinger’in denklemi bir şekilde düzeltilmelidir.” Penrose, bu sorunu aşmak için, kütle çekiminin dalga fonksiyonu indirgenmesinde bir rol oynadığı konusuna tamamen yeni bir yaklaşım getirir.
....................
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |
|||||||||||

