Günün Özü!
| Öldükten Sonra Unutulmak İstemiyorsanız Ya Okumaya Değer Şeyler Yazın Yada Yazılmaya Değer Şeyler Yapın. FRANKLIN |
Son Haberler
- Âşık Beyin: Sevgililer günü için özetleme
- Kuantum Beyin Kitabını Satın Alabilirsiniz
- Bilinç: Antikçağdan Bilincin Yeniden Keşfine
- NeuroQuantology’nin 10 Yıllık Öyküsü: Uzun ve ince bir yol
- Kuantum fiziğinin günümüzde günlük ve sosyal hayata yansımaları
- Neden aşk duygusu var?
- Yılın cinsellik araştırması
- Elektron aşkı
Facebook'ta Bu Yazıyı Paylaş
Facebook'ta Bu Yazıyı Paylaş| Edward Titchener |
|
|
| Dr. Sultan Tarlacı tarafından yazıldı | |||||
| Pazartesi, 07 Haziran 2010 14:42 | |||||
|
Titchener (1867–1927), Wundt’un sadık bir takipçisi olmasına karşın, sistemi kökten değiştirdi ve yapısalcılık (structuralism) adı altında kendi yaklaşımını geliştirdi. Wundt’un yolundan giderek bilincin parçalarından ya da atomlarından bilincin kendisine ulaşmayı hedefledi. Titchener’e göre de, psikolojinin ana konusu bilinç deneyimleri ve yaşantılarıdır. Bilinci, belirli bir zamanda var olan yaşantılarımızın, deneyimlerimizin tamamı şeklinde tanımlamıştır. Zihni ise bizim ömrümüz boyunca biriken yaşantılarımızın toplamı olarak ele almıştır. Bilincin bir anda ortaya çıkan zihinsel süreçleri, zihnin ise bu süreçlerin tamamını kapsaması dışında, zihin ve bilinç birbirine benzerdir. Titchener’in iç gözlemi Wundt’unkinden tamamen farklıdır. Daha çok parçalar üzerine vurgu yaparken, hocası Wundt bütün üzerinde durmuştu. Titchener temelde üç bilinç durumu varlığına inanmaktaydı: duyumlar, imgeler ve duygusal durumlar. Duyumlar algının temel unsurlarıdır. Ses, koku ve görüntülerle fiziksel nesnelerin neden olduğu deneyimlerle ortaya çıkarlar. İmgeler düşüncelerin elemanlarıdır. Duygular ise sevgi, nefret, mutsuzluk gibi yaşantılardır. Bunlara ek olarak da, nitelik (elemanı diğerinden ayıran özellik), yoğunluk (bir duyumun parlaklığı ya da gürültüsü), süreklilik (duyumun zaman içinde seyri) ve belirginlik (bilinçli bir deneyimde dikkatin rolü) gibi özellikleri de bilinçli deneyimlere eklemiştir. Duyumlar bu dört ana özelliğin tümüne sahipken, duygular üçüne sahiptir. Duygular belirginlikten yoksundur. Sonuçta, bilinen tüm bilinçli süreçler bu kategorilerden birine indirgenebilir. Aşağıdaki metin Titchener’in A Text Book of Psychology (1909) alınmıştır: “Bilinç hangi sözlüğe başvurursanız vurun, pek çok anlamı olan bir terimdir. Bu kelimenin iki prensip kullanımını ayırmak yeterli olacaktır. Birincisinde bilinç ruhun kendi süreçlerinin, işleyişinin farkında oluşu anlamındadır. Sağduyu açısından bakıldığında ruhun tıpkı düşünen, hatırlayan, seçen, muhakeme eden, bedenin hareketlerini yönlendiren bir iç ben (innner-self) olması gibi, bilinç de bu düşünce ve idarenin iç bilgisidir (inner knowledge). Siz bir sınav sorusuna verdiğiniz cevabın doğruluğunun, hareketlerinizdeki sakarlığın bilincinde (farkında)sınız. Öyleyse, bilinç daha fazla bir şeydir, bilinç “bir insanın ruhundan neler geçtiğinin algısıdır”, bilinç ruhun, düşüncelerine ve duyumlarına sahip olduğu dolaysız bilgidir.
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |

