Bilinç
KUANTUM BEYIN SOZLUGU, özgür ansiklopedi
Tanımlaması daha çok doğrudan olmasından ziyade dolaylı yollardandır (farkındalık gibi) ve birçok farklı şeyi ifade edebildiği için zordur. Çünkü bilinç ağırlıklı olarak kişisel bir deneyimdir. “Canlı maddenin öğretimini denetleyen özel bir öğretmendir, bazen yeterince eğitilmiş olan öğrencisi, öteki görevleriyle uğraşmak için yalnız bırakır” şeklinde basit ve anlamlı tanımlamaları da varsa da, “bir kişinin kendi varlığının/var oluşunun, duyularının, düşüncelerinin, çevresinin farkında olması” olarak da tanımlanır. İç durumumuzu sorgulayarak bir şeylerin farkında oluruz ve bilinçli bir varlık olduğumuzu hissederiz ve bilincin en önemli noktası da budur. Bilinç, çoğu kez "farkında olma, farkındalık" ile aynı anlamda kullanılır. Yani bilinçli kabul edilen varlıkların “nesnel/dışsal gözlem” ve “öznel/içsel gözlem”leri vardır. Öznelci kuramların tuzağına düşmemek elde değildir. Bilincin bütün tanımları temelde hep aynı gibidir. Ama her tanım “eski bir şişede yeni bir şarap gibi” sunulur. Ya da bazıları “görüntüyü kurtarmak” adına öne sürülmüşlerdir. Tanımı yapacak bir doctor universalis (evrensel bilgin) bulmak mümkün değildir. Ya da bekleyeceğimiz ani bilgisizlikten, ani bilgili bir duruma geçme, ani bir kavrayış (anagnoresis) mümkün gözükmemektedir.
Özenelcilik
İçsel, kişiye ait olan öznel bakış açısıyla bakıldığında bilincin bazı özellikleri tamamen başka biri tarafından değerlendirilemez. Her zaman öznel olan “görüyorum, hayal ediyorum, inanıyorum, düşünüyorum” gibi kendi içselliğimize ait ifadeler kullanırız. Bütün bunlar, öznel yapımızla birlikte geçmiş ve geleceği göz önüne alarak, geçmiş deneyimlerimizin sentezinden oluşurlar. Bu zamana bağlı yerleşik durum belleğimizle de yakından ilişkilidir. Bu yönüyle bakıldığında bilinç, diğer bir kişiye içselliğimizi aktarım için öznel dil ile sıkı sıkıya bağlantılıdır.
Felsefeci Daniel Dennett bilinci, beynin değişik bölgelerinin aynı anda değişik işler yaptığı ve olayları kendine göre yorumladığı yaratıcı kargaşa olarak kabul eder. Ortada tek ve doğru bir yorum yoktur. Bilinci kafalarının içinden dışarıya bakarak anlamaya çalışan bir insan olarak tanımlayan düşünceleri eleştirir. Belki de, bir tanım bulmaya çalışmamalıyız der. Bu çeşitlilik göz önüne alındığında tanım yanıltıcı da olabilir. Dolayısıyla kesin bir tanımdan uzak durabiliriz. Çünkü esas problem, bir yirminci yüzyıl sorunu olan bilinci, modası geçmiş on dokuzuncu yüzyıl terimleriyle tartışmamızdan kaynaklanmaktadır.
Bilinç hakkında bugünkü tartışma David Chalmers tarafından öne sürülen ve ayrımı yapılan bilincin “kolay” ve “zor” problemleridir. Kolay problem, bilinç deneyimi olmaksızın sinir hücresel olayların doğasını anlamadır. Bir dereceye kadar bu soru yanıtlanmıştır. Bunlar arasında, beyinde paralel bilgi işleme nasıl oluşur? Bellek nasıl depolanır ve geri çağrılır? Seçici dikkatte hangi mekanizmalar devreye girer? gibi sorulara kısmen yanıtlar oluşturulmuştur. Zor soru ise, bilincin genel açıklamasını içerir. Nasıl fiziksel dünyadan bilinç doğar? Niçin bazı sinir hücresel olaylar bilinçli deneyimle sonuçlanırken, diğerleri sonuçlanmaz? Ve en önemlisi de bilinç denilen şey nedir?
Fizikçi Roger Penrose’a göre bilinç, fiziksel olarak yanına yaklaşılması gereken ve bilimsel bir kavramdır. Tanımlamadan ziyade tarif edilmesinin daha uygun olacağını belirterek, aktif ve pasif olarak iki parçaya ayırır. Renk ve armonilerin algılanmasını farkındalıkla birlikte pasif olarak kabul ederken, bilincin özgür irade ile iş görme yeteneğini de aktif kısmı olarak ele alır. Anlayışı bu ikisi arasına yerleştirir ve farkındalıkla anlayışın ayrılamayacağını, eğer farkındalık olmazsa anlayıştan bahsetmenin anlamsız olduğunu belirtir. Bilincin tanımını da farkındalıkla eşanlamlı olarak kabul eder. Yine zekâyı da anlayışa bağlar.
Hangi Bilinç Tanımı?
Aktif-Pasif
Aktif ve pasif bilinç yanında, değişik ayrımlar da vardır. Birincil ve yansıtıcı (reflective) bilinç arasında keskin bir ayrım da bunlardandır. Birincil bilinç daha basittir ve duyusal uyarıların farkındalığı ile birliktedir. Bu tür bilinç, beyinde bazı işlemlerin bilinçli bazılarınınsa bilinçaltı aracılığı ile nasıl yapıldığını anlatır. Yansıtmalı bilinç ise benlik ile ilişkilidir ve “ben” veya “benim, kendim” temsiliyeti ile ilgili bir kavramdır.
Fenomenal-Psikolojik
Bir ayrımda; fenomenal ve psikolojik bilinç arasında yapılır. Fenomenal bilinç “bazı fenomenal kalitenin varlığını ifade eder, yani “birincil kişi” deneyimini yansıtır; hâlbuki psikolojik bilinç; uyanıklık, içgörü, aktarabilirlik, kendi–bilinci, bir şeye dikkat veya bilgisini (farkındalığı) ifade eder. Felsefi bakış açısı ile fenomenal bilinci açıklamak çok zordur. Yani bu Thomas Nagel’in sorduğu “(Yarasa)…gibi olmak nasıl bir şeydir?” sorusunun yanıtını vermek anlamına gelir. Özel olarak hissedilen “ben” bilincin temel kavramıdır.
Birçok durumda felsefede kullanılan bir terimle ne denmek istendiğini anlamamıza rağmen anlamının duru bir açıklamasını vermeyi ya da onu tam olarak tanımlamayı başaramayabiliriz. “Bilinç-zihin/beyin-beden” ya da kısaca simgesel olan “psi/phi” sorununun geçmişine uzanmak istediğimizde, genellikle beklediğimizden ifadelerden farklı olarak “ruh/beden” ilişkisi hakkında yapılan değerlendirmeler ve adlandırmalar göze çarpar. Çoğu felsefeci hem antikçağda hem de modern felsefenin doğumu sıralarında bedenden farklı olan ve genellikle karşıtında bulunan “bir şey” için farklı tanımlamalar ve adlandırmalar kullanmışlardır: pneuma, öz, töz, tin, can, ruh, nefs, maneviyat, akıl gibi... “Sık sık şaşırır ve genellikle kullanımda olan sözcüklerin duru ve belirli anlamlarını elde etmede güçlüklere düşeriz” der Berkeley. Yanlışa neden olan “şey” ya da “töz” kelimesinden ziyade anlamları üzerine düşünme tutumudur diyerek “sözcüklerin anlamını bir karara bağlamak istiyorum” ifadesi ile çözüm sunmaya çalışır. Berkeley “Terimler bir ölçüde konuşmayı kısaltmak için ortak alışkanlık tarafından yaratılmışlar ve bir ölçüde de öğretim amacıyla düşünülmüşlerdir... Gerçeklik arayışında doğru olarak anlamadığımız terimler tarafından yanlışa düşürülmemeye dikkat etmeliyiz... Neredeyse tüm felsefeciler uyarıda bulunurlar ve çok azı ona dikkat eder” der.
Tanımlamalar
1.Felsefe Ansiklopedisi, Orhan Hançerlioğlu
Bilinç, (Osmanlıca. Şuur, İstiş'ar, Zamir, Hatır, İdrâk, İlim, Vukûf, Vicdân, Hissi bâtın, Hissi nefis, Akide, İtikat, İnsâf, Derûn […] İnsanın çevresini ve kendisini anlamasını sağlayan anlıksal süreçlerin toplamı. Osmanlıca şuur anlamını veren Türkçe bilinç terimi bilmek mastarından, Osmanlıca vicdan anlamını veren Türkçe bulunç terimi bulmak mastarından türetilmiştir. Bu türetimde Osmanlıca terimlerin Arapça anlamları göz önünde tutulmuştur. Her iki anlam da Hint-Avrupa dil grubuna bağlı Fransızca, İngilizce ve İtalyancada aynı terimle dile getirilir. Terim, Hint-Avrupa dil grubunun kesmek ve yarmak anlamlarını veren skei kökünden türemiş, Latince aynı bilgilere sahip olduklarından ötürü kişiler arasında kurulan dayanışma anlamını veren conscientia sözcüğü aracılığıyla bu dillere geçmiştir. Terimin bu dillerdeki ilk anlamı bulunç (Fr. Conscience morale)'tu, sonradan bilinç (Fr. Conscience psychologique) anlamına kaymıştır. [...] Ruhbilimde bilinç terimi, öznenin kendini sezişi ya da kendinin farkına varışı anlamında kullanılır, algı ve bilgilerin anlıkta izlenmesi süreci olarak tanımlanır. Geniş anlamda bilinç, usun kullanılmasıdır. Ruhbilimsel açıdan insan, kendi varlığını ancak bilinciyle aşabilir. Türk Dil Kurumunca bilinç'le ilgili çeşitli ruhbilim terimleri önerilmiştir (Bk. Ruhbilim Terimleri Sözlügü, TDK. Yayını, birinci baskı, s.35-36): Anımsamayı sağlayamayacak aşamadaki öğrenme bilinçdışı öğrenme (İng. subliminal learning), belli bir anda insanın aynı zamanda algılayabileceği nesnelerin toplamı bilinç genişliği (İng. Span of consciousness), bilinç sürecini denetlediği ileri sürülen beyin yeri bilinç katı (İng. seat of consciousness), hekime duyulan güvensizlik ya da utançtan ötürü verilmesi gereken bilgileri saklama bilinçli direnç (İng. conscious resistance), bir küme yaşantının ötekilerden ayrılarak kendi içlerinde örgütlenmesi bilinçliliğin bölünmesi (İng. Split-off consciousness), nesne ve olaylara karşı uyanık bulunma durumu bilinçlilik (İng. consciousness), belli bir anda bilinçte bulunmayan ama anımsanıp bilince çağrılabilen anıların bilinçteki yeri bilinç öncesi (İng. foreconscious, preconscious)…
2. Encyclopaedia Britannica, 1999
İngiliz felsefeci John Locke’nın “birinin kendi zihninden nelerin geçtiğinin algılanması” olarak tanımladığı psikolojik durum.
3. Dictionary of Philosophy and Psychology, 1901
Almanca. Bewusstein; Fransızca. conscience; Italyanca. coscienza. […] Zihinsel olanla zihinsel olmayan arasında bir nokta (Baldwin, Elements of Psychol., 57). […] maddenin bazı halleri bilinçli kelimesi ile ifade edilir. ‘Ne zaman olursa olsun, rüyasız ve belirgin derin uykuya girdiğimiz durumdan farklı olarak, uyanık olduğumuz zaman içinde olduğumuz durum, bilinçli olmaktır. […] yemek sonrası bir şekerleme uykusundan dışarıdan gelen bir sesle uyandığımızda veya gece yarısı tifo ateşinden kendimize geldiğimiz zamanki durum’ bilinçtir. Daha erken dönem İngiliz psikologları kelimeyi zihnin kendi durumları ve süreçlerini doğrudan tanıması olarak ifade etmişlerdir. Böylece Locke “Bilinç, insanın kendi zihninden ne geçtiğinin algılanması” (Essay, Bk. II. chap. i. 19) ve Reid: “Zihinlerimizde şimdiki anda sahip olduğumuz tüm işlemlerin bilgisi” (Works, Hamilton's ed., i. 222) olarak tanımlanmıştır.
4. The Columbia Ansiklopedisi, 2001 ve 2003
Psikolojide, genellikle kendine ve çevreye olan farkındalığı göstermek için kullanılan terim. […]
5. Roget’s II: The New Thesaurus, 1995
Farkında olma durumu; farkındalık, tanıma, algılama, duyum.
6. Cambridge Sözlüğü, 2000
Bir özel düşünce veya kişinin var oluşuna veya durumuna farkındalığı.
7. The American Heritage Sözlüğü, 2004
1. Bilinçli olma durumu veya hali. 2.Birinin kendi veya ortaklaşa kimliğini içeren düşünceler, inançları ve bireysel veya grup özelliklerine duyarlılığı göz önüne alarak hissetmesi. 3.Özel farkındalık veya duyarlılık: sınıf bilinci, ırk bilinci. 4.Psikoanalizde, bilinçlilik.
8. Nöroloji Terimleri Sözlüğü, 2004. Sendrom Dergisi
Şuur. Kişinin kendisi ve çevresinden haberdar olması durumu.
9. Webster Sözlüğü, 2003
1.Birinin kendisindeki bir şeyin özellikle farkında olması durumu veya kalitesi. Dışsal bir olay, durum veya nesneye bilinçli olma durumu veya hali. FARKINDALIK... 2. Hisler, duygulanımlar, istekler ve düşüncelerin karakterize edildiği durum: zihin. 3.Bir kişinin bilinçli durumunun toplamı. 4. Bilinçli yaşamın normal durumu <bilinci tekrar geri geldi>. 5.Bilinçsiz işlemlerin farkında olan bir kişinin zihinsel yaşamının en üst seviyesi.
10. Webster Sözlüğü, 1913
1.Bilinçli olma durumu; birinin kendi varlığı, durumu, duyuları, hareketleri, zihinsel işleri hakkındaki bilgisi…[...] 2.Herhangi bir nesne, durum veya hislerin varlığının algısı ve anlık/şimdiki bilgisi. 3. Hisler, inançlar veya beklentiler…
11. Webster Sözlüğü, 1828
1.Duyularımıza ve zihinsel işlemlerimizin bilgisi veya birinin kendi zihninden ne geçtiğinin bilgisi; bilinen içsel nesneleri yapan zihnin işi. 2.Suçluluk ya da masumluğun içsel hissi veya bilgisi. 3. Gözlem veya deneyimden gelen kesin bilgi.
12. Webster Gözden Geçirilmiş Sözlüğü, 1998
Webster 1913 ile aynı tanımlamalar (1-2-3).
13. Word Net 1997
1. Kendine ve kendi durumuna farkındalık durumu. 2. Bir şeyin bilgisine sahip olma “Onun yanlış yaptığının farkında değil.” Eşanlamlı: farkındalık, tanıma, bilme durumu.
14. Art-Lex, Art Dictionary, 2003
Birinin kişisel veya toplu kimliğini de içeren, farkındalık veya bilinçli olma durumu... Özellikle herhangi bir zamanda (karşıt olarak “zihin” geçmiş bilinç hareketlerinin toplamıdır). Özel bir duruma, noktaya veya soruna farkındalık ya da hassasiyet olarak da tanımlanır.
15.Encarta Ansiklopedisi, 2004
Basit ve herkes tarafından kabul edilebilir bir tanımı yoktur. Çoğu tanımlama, adeta sonsuza dek sürecek (ad infinitum) gereksiz tekrarlamalardan (örneğin bilinç farkındalık olarak tanımlanır) ya da sadece tanımlayıcı kelimelerle ifade edilir (hisler, düşünceler, algılar gibi...) 1.Çevreye farkında ve uyanık olma hali: çevrenizden ne olup bittiğinin farkında olma veya uyanıklık durumu. 2.Birisinin zihni ve düşünceleri. 3.Paylaşılmış hisler ya da inançlar. 4.Belirli bir konunun farkında olma. 5.Düşünceler ve hislerin farkındalığı.
16. Dictionary of Philosophy of Mind, 2003
Kendine farkındalık. Öznel deneyim.
17. Infoplease Dictionary, 1996
1.Bilinçli olma durumu; birinin çevresinin, algılarının, düşüncelerinin ve var oluşunun farkındalığı. 2. Düşünceler ve inançlar... 3.Zihin ve hislerin tam olarak çalışır durumda olması, uyanık yaşam gibi: <düştükten sonra tekrar bilinci geri geldi>. 4.Bir şeyin ne olduğunun farkında olmak; içsel bilgi. 5... ani farkındalık. 6.Bilinçsiz zihinsel işlevlerle karşılaştırıldığında, farklı olarak, bir kişinin farkında olma durumundaki zihinsel çalışması. 7.Felsefede: Düşünceler, hisler ve irade ile karakterize zihin veya zihinsel yetenekler. 8.Birinin bilincinde yükselme; özel ya da bir politik toplulukta, birinin kendi ihtiyaçlarını, davranışlarını, tavırlarını anlamasında ve farkında olmasında artma
18. Wikipedia Encyclopedia, 2004
Konuşma dilinde, birinin çevresinin farkında olması ve uyanık olması durumunu ima eder [...] Bilinç, genellikle kendine farkındalık, kendi ve çevresi arasındaki ilişkiyi algılama yeteneği olarak kabul edilir. Bilinçte kullanılan “Ben” ifadesi kişinin kendisine gönderme yapar.
19.AllWords, 2003
1.Birisinin düşüncelerine ve çevresine, uyanıklığı, dikkati ve farkındalığı. 2.Farkında olma; bilme durumu <Onu birisinin izlediğinin bilincindeydi> 3.Temkinli olma <Nazik olmak için bilinçli bir çaba gösterdim>...
20.Stedman's Medical Dictionary, 2000
Fiziksel olaylar veya zihinsel kavramların farkında olma durumu; genel uyanıklık durumu ve çevreye yanıtlılık durumu.
21. Dorland's Illustrated Medical Dictionary, 2003
1.Bilinçli olma durumu, tam dikkatlilik, farkındalık, uyum ve çevreye yanıt verme; tam ve sağlam bir algıya sahip olma. 2.Zihnin içeriğine ve bilişsel işlevlere bakışın öznel farkındalığı. 3.Bireysel ya da gruba ait deneyimlerin toplamına herhangi bir zamanda farkındalık. 4.Psikanalizde, bilinçlilik.
22.The Catholic Ansiklopedisi, 2003
Bilinç (Lat. Conscientia; Alm. Bewusstsein)... Yaygın ifade ile bizim tüm his, düşünce, algılar ve isteklerimizi içine alır—sonuçta bizim zihinsel yaşamımızın toplamıdır. Terimin anlamı, en iyi bilinçli yaşamın tersi olan bilinçsiz durumun ortaya çıktığı bayılma veya derin, rüyasız bir uyku ile karşılaştırılarak gösterebiliriz. Zihinsel durumlarımızın bilinçli olmasından bahsederken, hayatta olduğumuzu veya herhangi bir derecede farkında olduğumuzu söyleriz. Kendi bilinci (self-conscious) terimi, kendi durumumuzda, daha yüksek veya bilginin daha düşünceli durumunu ifade eder.
23.Your Dictionary, 2003
Bilinçli olma durumu veya hali. Birinin düşünceler, inançlar ve hassasiyetlerini de içeren kişisel ya da toplumsal kimlik hissi. Özel farkındalık veya hassasiyet. Özel bir durum ya da noktaya karşı uyanıklık/dikkat.
24. James Mill. Analysis of the Phenomena of the Human Mind, 1869
Bilinç ve bilinçlilik kelimelerinin doğasının ne olduğunu bilmek kolaydır. İsimlendirmenin amacı için büyük önemi vardır. Bizim hislerimizi farklı sınıflara ayırıp isimlendirme değildir, fakat bir isim bu sınıfların tümüne eşit olarak uygulanabilir. “Bilinçlilik” kelimesi bu düşünceye bir yanıttır ve bilinçten oluşturulmuştur... Bilinç bir duyumdur... Hislerin tüm alt sınıflarının tüm adlarını içerir. Bir çiçek kokladığımda bilinçli olurum...; hatırladığım zaman bilinçli olurum; inandığım zaman bilinçli olurum... Fakat inanma durumunda inanmanın bilinçli olması, iki ayrı şey değildir, henüz aynı şeylerdir...
25. Calkins MW. Psychology as a Science of Self, III. Mary, 1908
Bilincin önerilen tanımı, bilinçli benin özelliklerinin teriminde, bilinci elemanlarına ayırarak yapısal çözümleme yaparak yapılamaz. Farklı olarak, yapısal çözümleme, psikolojide çok yaygın bir şekil olmasına karşın, psikolojinin özel tanımını desteklemelidir. Bilincin çözümleme sonuçları, bilincin öğeleri olarak bilinir... öğelerin üç grubu vardır: 1.Hissel veya kanıtlayıcı öğeler, 2.Atfedilen öğeler (en azından gerçekliğin hissi ve davranışsal yanıtları içerir) ve 3.Karşılıklı ilişkili öğeler [...]
26. Routledge Ansiklopedisi of Philosophy, 1998
Felsefeciler ‘bilinç’ terimini dört ana başlık altında kullanırlar: genelde bilgi, niyetsellik, içgörü (ve özellikle oluşturan içsel şeyin bilgisi) ve fenomenal deneyim. Birinin zihninin içindeki bir şey "içgörüsel bilinçlilik"tir. İçgörü, birinin kendi zihinselliği hakkında ilk elden bilgisi olarak kabul edilir. Bir deneyim veya diğer zihinsel mevcudiyet olan "fenomenal bilinçlilik" ise birinin "bunun gibi bir şeye" sahip olması durumudur. En açık örneği; tat almak, görmek, ağrı duyma veya kaşınma gibi algısal deneyimlerdir... Fenomenal bilinçlilik deneyimlerinin fiziksel olmadığı öne sürülmüştür... İçgörüsel bilinç, fenomenal bilinçten daha az bulmacamsıdır.
27.Türk Dil Kurumu Sözlüğü, 2002
1.İnsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur. 2.(psikoloji) Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur... 3.(mecaz) Temel bilgi, temel görüş. 4.Bir toplumdaki ruhî etkinliklerin veya ruhî durumların bütünü. 5.Dimağ.
29.Suandes Dictionary-Encyclopedia, 2001
Bilinçli olma durumu; algılar tarafından yapılan vurgulamalara zihnin yanıtlılığı, ek olarak dışsal bir farkındalık durumunu da içerir.
30.Dictionary of Medicine, 2000
Zihinsel olarak uyanık olmak ve ne olduğunu bilme. Bilinç kaybı bilinçsiz olmaktır, duyusal uyaranlara yanıt mümkün değildir. Bilinci geri gelmek, bilinçsizlik ardından bilinçli olma durumu.
31.Dictionary of Philosophy, Macmillan, 2002
Bu kelimenin iki ilişkili felsefi kullanımı vardır; birincisi, Locke'de olduğu gibi, algılama ile aynı anlama gelen ve içgörü üzerine eklenmiş zihin kapasitesi ile kendi bilgisinin hissidir; ikincisi ise, daha dar bir modern algıdır, anesteziye karşıt olarak, zihinsel durumların genel özelliklerini betimler. Temel felsefi konular (a) ne gibi yollarla bir öznenin bir nesneye kendi farkındalığı mümkün olduğu (nasıl içgörü ortaya çıkar?) ve (b) her zihinsel durumun bilinçle bir arada olmasının zorunlu olup olmadığı gibi kavramlarla ilgilidir.
32.Churchill Livingstone's Dictionary of Nursing, 2000
Bir kişinin bilinçli olarak beş duyu aracılığıyla çevreyi algılaması ve algılarına yanıt oluşturmasını vurgulayan karmaşık bir kavram.
33.Black's Medical Dictionary, 2002
Zihinsel kavramlar veya fiziksel olayların farkından olma durumu. Bilinçli bir kişi uyanıklık ve çevresine yanıt verebilirdir (karşıt tanımlamalardan yararlanmaya çalışır ve devam eder: bakınız; koma, bilinçsizlik, anestezi).
34. Kuhlenbeck, H. Brain and consciousness, 1957
Bilinç, özel bir uzay-zaman sistemidir. Çeşitli algıları sistemli olarak ortaya koyar.
35. Noah Lite Dictionary,
1.Bilişsel duruma farkındalık, kendi ve durumu hakkında farkındalık. 2.Farkındalık, bilme yetisi, idrak, tanımak, bir şeyin bilgisine sahip olmak.
36.A Dictionary of Philosophical Terms and Names, 2005
Almanca: Bewusstsein. İnsan deneyimi ile bir arada olan kendi farkındalığının öznel fenomeni.
37.The Huchinson Encyclopedia, 2001
Kişinin kendine ve kendinin çevresine (uyku, hastalık, ilaç veya hipnoz olmadan) farkındalık durumu. Bu farkındalık saf olarak dışsal olaylar veya fenomenlere karşı değil aynı zamanda kişinin kendi hisleri, inançları ve zihinsel olaylarını da kapsar. İçgörüsel olan kendine farkındalık, dışsal uyaranlara yanıt vermeden farklı bir durumdur ve bilinç için ön zorunluluk olarak kabul edilir. [...] Bilinç çok az anlaşılabilmiştir ve sıklıkla dilin yeterliliği ile bağlantılıdır.
38.Crystal Reference Encyclopedia, 2001
Farkında olmanın psikolojik durumu. Birçok farklı anlamlara gelebilir, uyanık olma durumu (bilinçsizlikten farklı olarak) ve doğrudan ulaşılabilir ya da aktarılabilir (bilinçaltı veya ön bilinçten farklı olarak) zihinsel deneyimleri içine alır.
39. The Penguin English Dictionary, 2000
1.Birinin çevresinin farkında ve uyanık olması durumu ve buna normal yanıt vermesidir. 2.Bilinçsiz durumdan farklı olarak, farkındalığı olan birinin zihinsel faaliyeti ve yanıt seviyesi. Editörün Notu: Sinirbilimi ve psikolojide bilincin anlamı öznel deneyimdir. [...] Bilinç bugün en çok çalışılan/araştırılan alandır. Beyindeki fiziksel değişikliklerin bilinç değişiklikleri ile ilişkisini biliyoruz, fakat bilincin "zor sorun"u, beyin hücrelerinin ateşlemesi gibi fiziksel-nesnel olayların nasıl kişisel öznel deneyimlere dönüşebildiğidir. 3.Bir şey hakkında bilmek veya bir şeyin bilincinde olmak.
40.The Penguin Dictionary of Psychology, 1995
1.Genel olarak, bir farkındalık durumu: bilinçli olma durumu. Bu en sık kullanılan şeklidir... 2.Zihnin; hisler, algılar ve anlık farkındalığının belleğini içeren bir alanıdır ki şimdiki/hazır bulunan zihinsel yaşamın bakış açısı dikkate yöneltilir. Bkz. dikkat. 3.İçgörü için zihnin mümkün olan bileşeni. ... 4.Psikanalizde, bilinçlilik. [...] Bkz. Örtük öğrenme ve örtük bellek.
41.Bloomsbury Guide to Human Thought, 1993
Bilinç (Lat. conscire, ‘farkında olmak’) psikolojik terim olarak, çevreye karşı uyanıklık durumunu tanımlar, çok, az veya sınırlı olsa bile bilinç ve farkındalıktır; uyku, koma ve de ilaçlarla ilişkisizdir. Ne yaptığımıza veya bizim zihinsel durumlarımıza dikkat vermedir, hayvanlarda böyle bir özellik yoktur. [...] Felsefeciler bilinci iki tipe ayırırlar (ki genel anlamda ‘farkındalık’ ile eşit anlamlıdırlar). [...] Bilincin iki tipi, zihinsel durumun iki tipi ile ilgilidir. Ağrı ve duyusal (görsel ve işitsel) deneyimler gibi zihinsel durumlar görüngübilimseldir (fenemenolojiktir): belli yollarla hissedilirler. Bir görüngü durumun bilincinde olan ve nasıl hissedildiğini farkında olan maddedir [...]. Sonuçta, bu gibi zihinsel görüngüsel durumlar bilinçlilik için gerekli görünmektedir; bir ağrıya farkındalık olmadan ağrı olarak hissedilemez [...]. Buna rağmen, tüm zihinsel durumlarımız görüngübilimsel değildir. [...] inanç ve isteklerimiz görüngüsel değildir. [...] Ve görüngüsel olmayan zihinsel durumlar bilinçlilik için gerekli değildir.
42.Collins English Dictionary, 1994
Bilinçlilik, 1.Uyanıklık ve farkındalık; uyku ve komada olmama. Kişinin çevresinin, kendi düşünceleri ve uyaranlarının farkında/haberdar olması. 2.Tam farkındalığı vurgular... 3.Kişinin kendi, çevresi ve zihinsel aktivitelerine farkındalığı ve hareket seçimlerine de etki eden insan zihninin bir parçası.
43. Stedman's Concise Medical Dictionary, 1997
Farkında olma durumu, fiziksel olaylar veya zihinsel kavramları algılama; çevreye genel uyanıklılık ve yanıt verebilme durumu; algılamanın bir işlevi.
44.The MIT Encyclopedia of the Cognitive Sciences, 1999
Sıcak bir banyo ile gevşemenin zevki veya akşamdan kalmışlığın verdiği rahatsızlık hislerini, bir bilgisayar ekranındaki görsel deneyimleri, bir problem çözerken ortaya çıkan ani düşünceleri içerir. Bilinç bizim zihinsel yaşamlarımızın bir kalite belirtisidir...
45.Hegel, GWF. 1802
...insansal ve ruhsal anlam taşıyan dünya deneyimini gerçekleştiren şey olarak insanı belirten bir terimdir.
46.Wilcox L. Sufism and Psychology, 2001;185
Nedir bilinç? Bilmek anlamına gelen conscious (bilinçlilik) ve conscience (vicdanlılık) sözcüklerinin her ikisi de Latince kökenlidir. Biz onu düşüncelilik ve farkındalık anlamında kullanırız...
47.Nietzsche F. (1844-1900)
İç dünyamızı oluşturmak şöyle dursun, onun ancak özel (belki de hastalıklı) bir durumudur.
48. Holt J. Matrix ve Felsefe, 2002;s:88
Bilinç, beynin yarattığı bir perspektiftir.
49. Dawkins MS. Through Our Eyes?, 1998
Bilinci tanımlamak, sadece bu olgunun elle tutulamayan, değişken doğasından dolayı değil, aynı zamanda bu sözcükle birçok farklı şeyi ifade edebildiğimiz için de zordur. “Bilinç” sözcüğünün... Birçok değişik anlamı olması nedeni ile basit ve açık bir tanımlama bulmanın güçlüğü şaşırtıcı olmamalıdır. Hatta belki de bir tanım bulmamaya çalışmalıyız... bu tanımlamalar yanıltıcı olabilir. Bu yüzden bilinç sözcüğünü duyulardan birinin ya da tümünün dolaysız biçimde farkında olmak anlamında kullanacağım. Ama yine de bilincin birçok biçimi olduğunu... vurgulamak istiyorum. ... zamansız tanım hayal kırıklığına uğrama tehlikesi getirecektir.
50.Schacter D. SEP, Consciousness, 1989
...bilmek, anımsamak ve algılamak gibi öznel duygular yaratmanın ötesinde, “modüler süreçlerin çıktılarını bir araya toplayan bütüncül bir veri tabanıdır”.
51.Husserl E. Logical Investigations, 1970
Deneysel beni oluşturan öğelerin bütünü, yani “ruhsal yaşantıların dokusu, bu ruhsal yaşantıların iç algılanması ve her türlü ‘ruhsal edim’ ya da yönetimsel yaşantıya verilen kapsayıcı ad. Bilinç ve dünya eşzamanlı verilerdir; özü bakımından bilincin dışında olan dünya; yine özü bakımından ona bağlıdır.
52.Pensore R. The Emperor’s New Mind, 1989
...yeterince şık bir kontrol sistemine sahip olmanın edilgen bir parçası,... bilincin kesin bir tanımını önermeye kalkışmanın akıllıca bir davranış olacağını sanmıyorum. Bilinçli olmakla “farkında olmak” ifadesini aynı kabul ediyorum.
53.Young GB, Ropper AH, Bolton CF (Ed). Consciousness.1998;3-37
Uyanıklık, dikkat, algı ve duygular, algısal-devinimsel ilişkilendirme, kendine farkındalık, güdüleme sistemleri ve belleğin toplamıdır.
54.Niedermeyer E. A concept of consciousness. Int J Neurol Sci 1999;20:7-15
...uyanıklık, seçici dikkat ve beyin içerikleridir.
55. Searle J. Consciousness. Ann Rev Neurosci 2000;23:557-578
...içsel, nitel, öznel durumlar ve farkındalık, duygu işlemlemesi.
56. Searle J. Akıllar, Beyinler ve Bilim, 1996
Bilinçlilik, insanın var oluşunun temel gerçeğidir; çünkü bilinçlilik olmaksızın, var olduğumuzun bütün öteki insansı özellikleri olanaksız olurdu. ...Felsefedeki ve psikolojideki çağdaş tartışmaların, bilinçlilik konusuyla ilgili bize söyleyebileceği çok az şey olmasının bir tür rezalet olduğunu da belirtmeliyim. ...evrenin gerçekten anlamsız olduğunu düşünüyorsanız, bilinçliliğin var oluşunun, size de şaşırtıcı görünmesi gerektiğini düşünüyorum. ...özgürlük esas olarak bilince bağlıdır. ... kendimi bilinçli olarak görüyorsam bilinçliyimdir.
57.Wundt W. Grundzüge der physiolagischen psychologie, 1911;296-356
...bizim içsel deneyimlerimizin toplamıdır.
58.Flatcher HL. Consciousness. Nature 1992;348:477-479
İnsanın kendisi ile sessiz konuşmasıdır.
59.Taylor J. Race for consciousness. 1999
Bilinç, pasif algısal deneyimler (öznel) ve aktif kısımlardan oluşan (problem çözme) bir bütündür ve her ikisi arasında veri akışını-hareketini çalışan (kısa süreli) bellek sağlar.
60. Laird PJ. The Computer and the Mind, 1988
...”kendi”nin hem yönetmen hem de nesne olduğu durumlarda kullanılan çok etkili bir programlama aygıtı.
61. Larousse Ansiklopedisi, “Bilinç” maddesi. Gelişim Yay, 1985
1.Kişinin kendi varlığı ya da dış dünyaya ilişkin doğrudan edindiği sezgisel ve düşünsel bilgi; şuur [...] 2.Bir şeyin varlığına, gerçekliğine ilişkin zihinde açık, seçik beliren temel düşünce...
62. Schrödinger E. Yaşam Nedir?, 1945
...Bilinç, canlı maddenin öğretimini denetleyen özel öğretmendir, bazen, zaten yeterince eğitilmiş olan öğrencisini, öteki görevleri ile uğraşmak için yalnız bırakır... Bilinç canlı maddenin öğrenmesi ile birleşmiştir; öğrenebildiği (yapabildiği) bilinçtir.
63. Aktin E. Nöroloji Ders Kitabı. İstanbul Üniv. Tıp Fak. Yay. 1983;71
Bilincin doyurucu bir tanımını yapmak oldukça güçtür, çünkü bilinçlilik yaşantımızda birincil bir öğe olarak yer almaktadır. Psikoloji açısından bireyin kendisinden ve çevresinden haberdar olma durumu olarak tanımlanabilir. Nörolojik açıdan ise bilincin durumundan başka bir de bilincin içeriğinden bahsetmek gerekir. Bilincin içeriği duyular, duygulanımlar, anılar olarak tanımlanabilir.
64. Geenfield S. İnsan Beyni, 2000;154
Zihin sadece bilinçli olduğumuz zaman fark edilebilir. Uyurken bilincimizi kaybetsek de zihnimizi kaybetmeyiz. Gene de bilinçsiz olduğumuzda, zihin anlamsızdır. Bu nedenle bilinç, belirli bir zihnin, kişiselleştirilmiş bir beynin o anki birinci el, birinci şahıs deneyimi olarak görülebilir. Bilinç, zihne can katar; bu, sinirbilimcilerin önündeki nihai bilmece ve sizin en özel yerinizdir.
65. Ulaş SE. Felsefe Sözlüğü, 2002
1.Kişinin kendisine, yaşantılarına, çevresine, öteki kişilere, bir bütün olarak içinde yaşadığı dünyaya ilişkin farkındalığı, yaşanan deneyimlerden kendiliğinden doğan kendinin farkında olma görüngüsü; 2.öznenin duygularına, algılarına, bilgilerine ve kavrayışlarına bağlı olarak kendini anlama, tanıma ya da bilme yetisi; 3.bilme edimi ile bilinen içerik arasındaki ilişkiyi her ikisini de içerecek biçimde bir üst düzeyde kurabilme becerisi; 4.acı çekme, isteme, bekleme, düş kırıklığına uğrama, korkma gibi belli bir nesnesi bulunan bütün “geçişli” yaşama edimlerini olanaklı kılan ana ilke; 5.düşünen öznenin kendisine dönerek, kendisini kendi düşünceleri ile kavraması, kendisine bir başkası olarak dışarıdan bakabilmesi durumu; 6.“içebakış” yoluyla zihnin kendi deneyimlerinin gerçekliğini kavrama edimi; 7.zihinsel yaşamın geçmiş duyumları, algıları, bilgileri bellekte tutma yeteneği; 8.kişinin kendi içinde yaşadıklarına ya da dışarıda olup bitenlere yönelik incelmiş sezgisi, bütün yaşadıklarına ilişkin genel görüşü; 9.üzüntü, sevinç, hüzün gibi tek tek yaşantı durumlarına ilişkin kendilik izlenimleri, şeylerin kişiye nasıl göründüğüne yönelik görüngübilimsel yaşantılar bütünü.
66. DeJong RN. DeJong’s The Neurologic Examination, 1992
Kişinin zihninin kendisine, çevresine ve duyuları tarafından gelen uyaranların farkında olmasıdır.
67. Bogousslavsky J. Stroke syndromes, 1995
Bilinç, hem kendinin hem de kendinin çevreyle ilişkisini kurma yeterliliğidir. Klinik ve patofizyolojik bakış açısından, geleneksel olarak uyanıklık ve farkındalık (bilincin içeriklerinin veya yüksek bilişsel ve duygulanımsal işlevlerinin toplamı) olarak ayrılabilir.
68. Bradley WG. Neurology in Clinical Practice, 1996;39
... kendinin ve çevrenin farkında olma olarak tanımlanabilir.
69.Plum F ve Posner JB. Stupor ve Komada Tanı, 1998
Bilinç kendinin ve çevresinin farkında olma durumudur, koma ise bunun tam tersidir. [...] bilinç durumu hem uyarılabilirlik derecesinin, hem de beyinin bilişsel işlevlerinin toplamının göstergesidir (bilincin içeriği).
70. Ziai WC ve Mirski MA. Current Therephy in Neurologic Disease, 2002;1
Bilinç aktif bir bilgi işleme (işlemleme)dir ve kendine, çevreye farkındalık durumu olarak tanımlanır. Bilinç iki esas alt parçaya bağlıdır: uyanıklık [...], farkındalık...
71. Ouspensky PD. The Psychology of Man’s Possible Evolution, 1934
insanda özel bir türde “uyanıklıktır” ve zihin faaliyetinden bağımsızdır; her şeyden önce bu kendinin farkında olma, kim olduğunun farkında olma, nerede olduğunun farkında olma, neyi bilip neyi bilmediğinin farkında olma ve benzeri durumlardır.
72. Ornstein RE. The Psychology of Consciousness, 1984
Bireysel biyolojik yaşamın temel amacı için “tasarlanmış”, olağanüstü bir biçimde geliştirilmiş kişisel bir inşadır [...]. Sıradan bilincimiz, nesne merkezlidir; çözümlemesi kendini diğer nesnelerden ve organizmalardan ayırmayı içerir. [...] bilincimiz büyük ölçüde dış dünyanın aktif denetimine yöneliktir.
73. Herbert N. Elemental Mind, 1993
Bilim, zihin çalışmalarında ne kadar ilerleme kaydetse de, bizimki gibi iç deneyimleri olan şeyler yapamadığımız sürece bilincin ne olduğunu gerçekten anladığımızı söyleyemeyeceğimize inanıyorum. Mantık olarak, bilinci açıklamanın en belirgin yolu, bilinçli deneyimin bilinçsiz olan bir maddeye nasıl yüklenebileceğini göstermek olabilir.
74. Jung CG. Bilinç ve Bilinçaltının İşlevi. Say Yay, 2001 (1934)
Bilinç nedir? Bilinçli olmak, içinde bulunduğu ilişkileri nedeniyle dış dünyayı algılamak ve onu tanımak demektir. [...] Bilinç, bir tür çevreye yönelik algılama ve yönelme organı gibidir. [...] Bilinç sürekli değildir, kesikli, kopuk kopuktur. [...] Bilinç, bir tür darlık ile nitelenir; bilincin darlığından söz edilmesinin nedeni, ancak çok az sayıda olguyu peş peşe kucaklayabilmesindendir.
75. Titchener EB. A Textbook of Psychology, 1909
Bilinç, hangi sözlüğe başvurursanız vurun, pek çok anlamı olan bir terimdir. [...] bu kelimenin iki prensip kullanımını ayırmak yeterli olacaktır. Birincisinde bilinç ruhun kendi süreçlerinin, işleyişinin farkında oluşu anlamındadır. [...] bilinç ... düşünce ve idarenin iç bilgisidir. Bilinç “bir insanın ruhundan neler geçtiğinin algısıdır”, bilinç “ruhun düşüncelerine ve duyumlarına sahip olduğu dolaysız bilgidir.” İkinci anlamda bilinç ile ruh arasında, “bilinçli” ile “zihinsel” arasında fark gözetilmemiştir. [...] Bilinci ruhun kendi kendisinin farkında oluşu şeklinde tanımlamak sadece gereksiz değil, aynı zamanda yanıltıcıdır da.
76. Bergson HL. Time and Free Will, 1889
...birbirinden ayrı ve birbirini izleyen ruh hallerinden oluşan “yüzeysel bilinç” ve hiç bir şekilde niceleştirmeye, belirlemeye ve dolayısı ile bilimsel yaklaşıma gelmeyen “dikkatli bilinç” olarak ikiye ayrılır.
77. Locke J. An Essay Concerning Human Understanding, 1689
...kişinin zihninden geçeni algılamasıdır. İnsanı kendisine kendisi kılan da bu aynı bilinç değil midir ki zaten... Kişisel özdeşliğin dayandığı bir şey varsa o da bilinçtir... Zihnin ya da duyuların etkinliklerinden doğan bilinç, öteki bütün bilinç etkinliklerinin koşulu olma görevini yerine getiren “öz-bilince” dönüşmektedir.
78.Hume D. Enquiries concerning Human Understanding, 1748
...kendimizde sezgisine ulaştığımız açık seçik olgular çokluğunun toplamıdır.
79. Leibniz GW. Primary Truths, 1686
...tözün gerçek doğasını, tinin özünü kavramaya olanak tanıyan en yüksek düşünsel sezgidir.
80. Kant I. Critique of Pure Reason, 1781
...ilkece hiçbir koşulda “kendinde şeyler alanı”nın bilgisini ya da kavrayışını sunma yetisi taşımayan, önsel bir forma karşılık gelen “iç duyum” olarak tanımlanmaktadır. ...bütün tasarımlar bilinçte bir araya gelirler ve bilinç olmadan hiçbir şeyin düşünülmesi, görüp tanınması olanaklı değildir. “Bilincin biçimsel birliği bütün bilgilerin nesnel koşuludur... ben de zaten bulunan bir tasarımın tasarımı”dır. Kant I. Essay II, i.19; cf.xxvii-9, 1798 Bilinç, bir insanın kendi zihninden ne geçtiğini algılamasıdır.
81. Bataille G. The Inner Experience, 1943
...hiç bir yanılgısı olmadığıyla övünen bütün bilinç ifadelerinin/tanımlarının bulanık bir bilincin sabuklamaları olmaktan öte hiç bir değeri yoktur.
82. Hilgard IP. Higard’s Introduction to Psychology, 12.Baskı, 1996
Psikolojide bilinç teriminin anlamına ilişkin hala ortak bir anlayış yoktur. Pek çok ders kitabı, bilincin basit bir biçimde bireyin dışsal ve içsel uyaranların farkında olması olarak tanımlamaktadır. Bu tanım, bilincin bir yönünü açıklar ve bir eylemi problem çözmeye ya da çevresel koşullara ve kişisel hedeflere tepki olarak diğerine tercih ettiğimizde de bilinçli olduğumuz olgusunu göz ardı eder... Bilinç, a.kendimizi ve çevremizi, algıların, anıların ve düşüncelerin farkına varacak şekilde gözlemeyi, b.kendimizi ve ortamımızı, davranışsal ve bilişsel faaliyetleri başlatabilmemizi ve sona erdirebilmemizi denetlemeyi içerir.
83. Cobb S. Foundations of Neuropsychiatry, 1958
…kendinin ve çevrenin farkında olma…
84. Honderich T. The Oxford Companion to Philosophy, 1995
Bilinç vardır fakat tanımlamaya dirençlidir. Bir organizmanın bilinçli olduğunu söylemenin belli ölçütleri vardır. Bilinç deneyim veya farkındalıkla ilişkilidir.
85. Flew A. A Dictionary of Philosophy, 1979
Felsefi olarak iki ilişkili anlamda kullanılır: ilki, Locke’nin kullandığı, kendi bilgisinin hissidir, zihnin kapasitesini yansıtır ve algılama ile benzer içgörüdür, ikincisi; daha dar ve modern kavram olarak, anestezinin –bilinçsizliğin karşıtıdır.
86. Edwards P (editor). The Encyclopedia of Philosophy. 1967;II: 191-193
An Essay Concerning Human Understanding adlı kitabında Locke’nin tanımladığı bilinç “Birinin kendi aklından ne geçtiğini algılamasıdır.” Bilinç... kişinin gözlemi veya kendi zihninin içsel bilgi işlemesinin göz önüne alınmasıdır. [...] “Bilinç” kelimesi, dar anlamda herhangi bir zihinsel durumu anlatmada veya onu zihinsel yapıp yapmadığı anlamında kullanılır.
87. Stout GF, Manual of Psychology, 1977;s.8
Bilinç, yalnızca bizim kendi zihinsel durumlarımıza farkındalığımızı değil, bu durumların kendilerini, bilen (cognisance) birinin olduğunu ya da olmadığını da içerir.
88. Chalmers DJ. The Conscious Mind, 1996
Bilinç deneyimi dünyadaki en tanıdık ve en gizemli düşüncedir. [...] “Bilinç” terimi çift anlamlıdır, bir dizi fenomene gönderme yapar. Bazen, içgörü yeteneği veya birinin kendi zihinsel durumlarını aktarması gibi, bir bilişsel kapasiteyi anlatmada kullanırız. Bazen de, “uyanıklılık” ile eşanlamlı olarak kullanırız. Bazen, dikkatimizi bir yere odaklama veya davranışlarımızı istemli kontrolü ile bir arada ifade ederiz. Bazen “bir şeyin bilinci” olur ve “bir şey hakkından bilme” fikrinden gelir.
89. Greenstein B. Color Atlas of Neuroscience, 1999
Bilinç beynin farkında olma durumu, dikkat derecesi ve organizmanın dil uyaranlara yanıt verme yeteneğini tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Temel olarak, bilincin ne olduğu bilinmez ve belki de var olmayan bir durumu tanımlayan faydasız bir terimdir. [...] Terim aynı zamanda beyin ve zihin arasındaki farklılığın hiç de önemsiz olmadığı gibi karmaşık bit felsefi sorunu da ortaya çıkarmaktadır.
90. Perez P. Physics and Consciousness. arXiv:quant-ph/9510017v1, 1995
...kendi zihinsel durumlarımızın algılanması...
91. Joynt RJ. 'Are Two Heads better than One?', Behavioural Brain Sciences, 1981
Bilinç üçleme (trinity) gibidir; eğer açıklanırsa onu anlayabilirsiniz, doğru olarak açıklanamamıştır.
92. Thema Larousse Ansiklopedisi, 1993;cilt 4:369 Düşünsel bilinç, ne uyanıklık hali, ne de bir güdüdür; belki herhangi bir eyleme yönelik olarak belleğin, bilgilerin ve dilin uyumlu bir düzeni diye tanımlanabilir. Bu tarife göre bilinç, hayal, bellek, mantık ve muhakeme yeteneklerini bir araya getirir, duygulara ve isteklere katılır; kararları düzenler, niyeti ve özgür iradeyi belirler.
93. Fletcher HL, Consciousness. Nature 1992;348:477-479
İnsanın kendisiyle sessiz konuşmasıdır.
94. Smythies JR, 1992
Bilinç, kendi duygularımızın toplamıdır.
95. Sartre JP. La Transcendance de l’ego, Esquisse d’une description phénoménologique, 1936
Bilinç tamamen boşluktur (çünkü, tüm dünya bunun dışında kalır).
9==6. Kierkegaard SA, 1844== Bilincin kendisi bile bir çelişkidir. ...bilinç kendisi ile karşıtlık içindedir: Bir “ikiliktir”. Çünkü, bilinç içinde varoluşun kendisinden şüphe ederiz. Bilinç, bu yüzden mutlak olarak güvenilmezdir.
97. Zeman A. Consciousness. Brain 2001;124:1263-1289
...basit bir tanımlamadan ziyade, bilinci, uyanıklık durumu, içsel deneyim, davranışsal ifade, zihin olarak tanımlamak uygundur.
98.Jibu M, Yasue K. Quantum Brain Dynamics and Consciousness, 2004;218
İnsanın deneyimlediği zihinsel fenomenlerin toplamını gösteren bir terimdir.
99. Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lügat. 1997
Şuur, anlayış, idrak (anlayış, kavrayış, akıl erdirmek, yetiştirmek), vicdan, hiss-i zahirle duymak, nefsin manaya ilk vusul mertebeleri, kendi varlığından haberi olma, bir şeyi hoşça tanıma inceliklerini iyice idrak etme.
100. Stapp HP. The Hard problem: a quantum approach, 1995
Beyin aktivitesinin işlevsel örüntüsünün gerçekleşme ardışıklığıdır. Bu işlevsel örüntüler beden-dünya şemasına yansıtılır...
101. Miller G. Psychology: the Science of Mental Life., 1962
‘Bilinç’ milyonların dilini aşındırmış bir kelimedir…
